Year 2014, Volume 1, Issue 21, Pages 86 - 99 2014-07-21

Political Discourse Regarding Women's Issues: Discourse Regarding Women In The Parliamentary Records
Женщина В Политическом Дискурсе: Красноречие Женщины В Парламентских Разбирательств В 1980-Х Г.
Politik Söylemde Kadın: 1980’li Yılların Meclis Tutanaklarında Kadınlara İlişkin Söylem

Elif Gazioğlu Terzi [1]

309 919

This article investigates the political discourse regarding gender which dominated Turkish political arena during 1980s. For the investigation, the Turkish parliamentary records between 1984 and 1990 were subjected to Critical Discourse Analysis to explore discriminatory discourses towards women. The article has concluded that the parliamentary debates during the period were not only occurred within a sexist discursive context but also they were interwoven with quite patriotic and sexist discourses.
Bu makale, 1980’li yıllarda Türkiye siyasal hayatına hakim olan, toplumsal cinsiyete dair politik söylemi incelemektedir. İnceleme için, Türkiye'nin en önemli resmi kurumlarından biri olan ve "halkın temsilcisi" olma niteliğiyle de toplumun prototipini teşkil eden TBMM'nin 1984-1990 yılları arasındaki tutanakları taranarak, bu dönemde, özellikle kadınların seçme-seçilme haklarının yasalaştırılmasının yıldönümü vesilesiyle yapılmış olan milletvekili konuşmaları Eleştirel Söylem Analizine tabi tutulmuştur. Çalışma, söz konusu dönemin meclisine hakim olan, kadınlara yönelik politik söylemin kimi zaman patriyotik ve kimi zaman cinsiyetçi bir dil etrafında örülmüş olduğuna işaret etmektedir. Makalenin bir amacı, 1980’li yıllar boyunca meclise hakim olan, kadınlara ilişkin söylemlere ışık tutmak iken, bir amacı da bu sürecin kendisinden sonraki dönemlere ne tür bir söylemsel miras bıraktığını anlamaktır.
  • bölümünün sonundaki "Meclis Tutanakları Kaynakçası" bölümünde belirtilmektedir. oluşturan bu söylem, bir çok örnekte, bir çok milletvekilinin ifadesinde olduğu gibi, kendisini açık eder: "Görülmektedir ki, Türk kadınına tanınan seçme ve seçilme hakkı Atatürk'ün Türk kadınına armağanıdır." (Neriman Elgin, 1984: 784) Uluslaşma sürecinde yurttaşlık haklarının, kadınları da içerecek şekilde düzenlenmesi ve bunun devlet eliyle yapılması, Türkiye'ye özgü bir uygulama değildir. Öte taraftan, 20. yüzyılda hız kazanan ulus-devletleşme sürecinin iktidara taşıdığı rejimlerde, kadınların siyasal katılımları durağan kalmamış, başlarda yüksek olan katılım oranları giderek azalmıştır. Buna paralel bir gelişme de, bu süreçte "kadın haklarının gerçekleştirilmesi" söyleminin yerini "hakların verilmesi" söylemine bırakmasıdır (Çağatay ve Soysal, 2011: 293-94). Bu söylemle bağlantılı olarak, Türkiye'de kadınlara seçme-seçilme hakkını tanıyan yasanın kabul edildiği süreçle ilgili belirleyici bir varsayım, yukarıda değinildiği üzere, söz konusu dönemde siyasi haklar talep eden, hatta bu tür hakların bilincinde olan bir kadın hareketinin hiç var olmadığıdır. Oysa "kadınların tarihi"ne göre Türkiye çağdaş kadın hareketinin geçmişini 19. yüzyılın sonlarına kadar götürmek mümkündür (Tekeli, 1998; Sirman, 1989; Çakır, 2011). 1908'de kurulan dernekler ve yapılan yayınlarla Osmanlı'da eğitim, çalışma ve toplumsal hayata katılma talebi ile ortaya çıkan ve Avrupa'daki "kadınlara oy hakkı" talep eden kadın hareketiyle de bağlantıları olan bir kadın hareketinin varlığı bilinmektedir. Bunun ötesinde, 1935'te devlet eliyle kapatılan, erkeklerle eşit vatandaşlık hakları talep eden Türk Kadınlar Birliği benzeri örgütlenmeler ( Tekeli, 2011: 28), siyasi haklar talep eden bir kadın hareketinin varlığını yok sayan ve seksenli yıllar boyunca TBMM'ye hakim olan varsayımı çürüten gelişmelerdir. Böylece kadınların, siyasi haklar bilincine ve kendi taleplerini dile getirme yeteneğine sahip özneler olduklarını görmezden gelen bir yaklaşımın yansıması olarak minnet söyleminin, 1980’li yıllar boyunca kadınlara ilişkin görüşmelere hakim olduğu görülür. Aynı dönemde meclisteki görüşmelere egemen olan bir başka söylem de, "milli övünç" söylemidir. Milli Övünç Söylemi Söz konusu dönemde, kadınların seçme-seçilme hakları ile ilgili görüşmelere egemen olan bir başka söylem, "milli övünç" söylemidir. Bu söylemde yer alan vurgulara göre, söylemi oluşturan iki temel içerik şöyle özetlenebilir: a. Karşılaştırma: Bu içerikte vurgu, Türk kadınının seçme seçilme hakkına, diğer ülkelerdeki hemcinslerinden daha erken bir tarihte kavuşmuş olması üzerindedir. Yasanın yıldönümünde meclis başkanı açılış konuşmasına şöyle başlar: "Dünyanın ileri pek çok ülkesinde bu hakkın İkinci Dünya Savaşı'ndan sonraki anayasalarla tanındığı göz önüne alınırsa, bu tarihî olayın büyük anlamı daha da belirgin hale gelir" (Necmettin Karaduman, 1984: 782). Açılış konuşmasını takip eden görüşmelere hakim olan ifadeler de benzer karşılaştırma ifadeleridir: "Cumhuriyetimizin kurucusu eşsiz insan Atatürk'ün önderliğinde İsmet İnönü ve 191 arkadaşının kanun teklifiyle Türk kadını bu hakkı, gelişmiş ya da gelişmemiş birçok ülkeden çok önce elde etmişti" (Türkan Turgut Arıkan, 1984: 790). İfadelerden çıkan sonuca göre, söz konusu yasa önemini, uygulama pratiğinden ziyade, uygulanmaya konulduğu tarihsel dönemden almaktadır. Bu anlamda kadınların siyasi haklarının diğer ülkelerden önce yasalaştırılmış olması; bu yasaya diğer milletlerden önce Türk milletinin haiz olması, "milli övünç" söylemini kuran ve gerçekliği bu söylem üzerinden üreten temel unsurlardan biridir. "Milli övünç" söylemine içkin "böbürlenme" hali de benzer ifadelerle kendisini gösterir: "Türkiye'de, kadın hakları, medenî ve ilerlemiş geçinmelerine rağmen, birçok devletten daha önce verilmiştir, onlara takaddüm etmiştir. Türkiye'de kadınlar kadın haklarına, ileri geçinen bir çok devletten önce, kavuşmuşlardır"(Beytullah Mehmet Gazioğlu, 1989: 305). "İleri geçinen bir çok devlet" ifadesindeki küçümseyici ton, sözü edilen devletler karşısında Türkiye devletinin üstünlüğüne ve ileri konumuna işaret eder. Bu anlatımlarda göze çarpan "biz" ve "onlar" şeklindeki ayrım, söylemin, ötekileştirmede nasıl kullanıldığının görülebilmesi için uygun bir örnek sağlar. Buna göre, karşılaştırma içinde ötekinin (onların) negatif sunumu, kendimizi (bizi) olumlu sunmamızı sağlayarak (van Dijk, 1993: 263) üstünlük duygusunu pekiştirir. Milli övünç söyleminin, "öteki"nin karşısında radikal bir üstünlük duygusunu pekiştirmesinin yanı sıra bir sakıncası, mevcut eksiklik ya da yanlışlıkların üzerini örtmesidir. Bunun bir örneğini, 1984 senesinde Cenevre'de gerçekleştirilen Dünya Parlamentolar Birliği Kongresi'ndeki deneyimini aktaran milletvekilinin anlatımında görmek mümkündür; vekilin, ilk gündem maddesi kadın-erkek eşitliği olan kongrede dile getirdiği yegane şey, Türkiye'de kadınlara seçme-seçilme hakkının 50 yıl önce tanınmış olduğudur (Hüseyin Barlas Doğu 1984: 796). Vekilin aktardığı üzere bu ifadeler kongrede çokça alkış ve takdir toplamıştır. Kongrede benimsenen söylem, Türkiye'deki kadınların durumuna dair yarattığı "mutlak olumluluk" kurgusu ile, yaşanmakta olan sorunların üzerini örtmekte; gerçekliği böylece manipüle ederek "milli övünç"ü meşrulaştıran bir kaynağa dönüşmektedir. Milletvekilinin sözleri, bu söylemin kendi algısını nasıl şekillendirdiğini göstermesi açısından da önemlidir: "Bütün dünya milletleri Türk kadınının bugünkü durumunu [bilmekte] ve bunu takdir [etmektedir]" (Işılay Saygın, 1984: 796). Milli övünç söylemi bağlamında anlam kazanan bir uygulama da, seçme-seçilme yasasının 50. Yıldönümü dolayısıyla TBMM'ye yabancı kadın parlamenterlerin davet edilmesidir. Aralarında Federal Almanya, Avusturya, İngiltere, İspanya, İsviçre, Norveç ve Çin'den gelen parlamenterlerin bulunduğu bu gruptan yalnızca "en yaşlı ve en kıdemli" olduğu için Çinli kadın vekile söz hakkı verilir. Diğer yabancı parlamenterlerin, yıldönümü vesilesiyle gerçekleştirilen görüşmelere yalnızca Türk parlamenterleri dinleyerek iştirak etmelerine izin verilmiştir. Uygulamanın açıkça işaret ettiği şey, 50 senelik bir geçmişi olan bu yasa dolayısıyla, bu yasaya daha geç tarihlerde ulaşmış olan "yabancılar" gözünde ve onların üzerinden milli övüncün pekiştirilmesidir. Böylece "biz" ve "onlar"ı karşı karşıya getiren "karşılaştırma" içeriğinin "milli övünç" söylemine nasıl şekil verdiği görülür. Bu söylemi oluşturan bir başka içerik de özcülüktür. b. Özcü yaklaşım: Özcü yaklaşımda vurgu, "milli övünç" söyleminin "milli" kısmınadır. Bu yaklaşıma göre tarihin bilinen eski zamanlarından beri Türk topluluklarında kadınlar erkeklerle eşit statüye sahiptirler. Bu yaklaşım, klasik şekline şu ifadelerde ulaşır: "Türk toplumunda tarih boyunca kadına her alanda değeriyle mütenasip yer verilmiştir. Tarihî belgeler, özellikle Türk tarihinin eski dönemlerinde kadının devlet yönetiminde etkili bir yere sahip olduğunu belirlemektedir" (Necmettin Karaduman, 1984: 782). Özcü yaklaşım meşru temellerini genel olarak İslamiyet öncesi Türk toplumları tarihinden alır. Buna göre İslamiyet öncesi Türk kavimlerinde kadınlar hayatın başka alanlarında olduğu gibi siyasette de erkeklerle eşit bir konuma sahiptir ve devlet işlerinde oldukça etkilidir. Bu yaklaşıma dair örneklerden bazıları şöyledir: "Eski Türklerde de, kadının mevkii çok yüksekti, onlar toplumun bütün kesimlerinde erkeğinin yanında aktif görevler almışlardır. Mesela, Dede Korkut hikâyelerinde eski Türklerin yaşayışlarını yakından görmekteyiz. Kadınların geniş hürriyetlere sahip olduklarını, ev işlerinin yanı sıra birinci sınıf binici olduklarını, ok ve yay kullandıklarını, güreş sporu yapaklarını, topluluklara riyaset ettiklerini, yönetimde söz sahibi olduklarını, savaşlara katıldıklarını ve bizzat kılıç kullandıklarını, yüzlerini örtmediklerini ve erkeklerle eşit haklara sahip olduklarını öğrenmekteyiz" (Göksel Kalaycıoğlu, 1984: 785). Aynı yaklaşımın hakim olduğu benzer ifadelere tutanaklarda sıkça rastlanır: "Konuyu bugün, üzerinde yaşadığımız topraklarımız ve Türk kavimleri ile milleti olarak ele alırsak; Anadolu'da yaşamış eski kavimlerden Hititlerde yapılan sözleşmelerde hükümdarın yanında zevcesinin de isminin bulunması siyasî hak bakımından sembolik de olsa bir eşitliği gösterir" (Işılay Saygın, 1984: 795). İfadelerde görüleceği gibi, milli övünç söylemini kuran unsurlardan biri Türklüğün, kadınların erkeklerle eşit konumun öncülü olarak sayılmasıdır. Buna göre Türkler tarih boyunca, neredeyse özleri/doğaları gereği, eşitlikçi bir toplumsal örgütlenmeyi benimsemişlerdir. Özcü yaklaşımın böylece, tarihsel bağlamlarından kopardığı olayları milli bir bağlama oturtarak, milli övünç söyleminin kurulmasına katkı sunduğu görülmektedir. Patriyotik Söylem 1980’li yıllara ait meclis tutanaklarında, kadınlara ilişkin görüşmelere hakim söylemlerden biri de "patriyotik söylem"dir. Bu söyleme göre kadınların siyasi haklarını elde etmelerinin önemli bir koşulu, "erkeklerle birlikte omuz omuza" savaşmış olmalarıdır. Mecliste, kadınların seçme-seçilme haklarına ilişkin bir çok görüşmeye egemen olan bu söylemi açıkça görebilmek için bir kaç örneğe bakmak yeterli olacaktır. Bunlardan biri, kadınların siyasi haklarını nasıl "hak ettikleri"ni şöyle açıklar: "Gerçekten tarih boyunca Türk kadını, Türk erkeği ile yan yana omuz omuza, vatanın ve milletin kurtuluşu, bağımsızlığı, gelişmesi, ilerlemesi ve mutluluğu için her zaman engin bir özveriyle ve gerçek bir (içtenlikle çalışmıştır" (Türkan Turgut Arıkan, 1984: 788). Bir diğer örneğe göre, kadınların savaşa katkılarının Atatürk tarafından onaylanması sayesinde kadınlar bu haklara kavuşmuştur: "Şunu önemle belirtmek gerekir ki, Atatürk; Türk kadınına bu yasal hakkını verirken onun (...) Kurtuluş Savaşına büyük katkısını anımsatmıştır"(Neriman Elgin, 1984: 783). Benzer ifadelere sıkça rastlanır: "(...) Büyük Atatürk'ün, kadın haklarını, cumhuriyetin en önemli ilkelerinden biri olarak görmesinde, (...) millî mücadeledeki kadın kahramanlarımızın; Gördesli Makbule, Kılavuz Hatice, Tayyar Rahmiye, Kahraman Fatma, Binbaşı Ayşe ve daha nice adsız kahramanların büyük payı vardır" (F. Rezan Şahinkaya, 1986: 151). Patriyotik temelli kadın hakları söylemi, 20. yüzyılın uluslaşma sürecinin önemli bir parçası oldu. Ulus-devletin inşası, kadınların, devletin vatandaşları olarak, yeni rejime entegre edilmelerini gerektirdi. Bu durum, yeni rejimin, hem toplum içindeki meşruiyetini sağlamasının, hem de uluslararası devletler sistemindeki yerini alabilmesinin gereği olarak görülüyordu (Çağatay ve Soysal, 2011: 292). Bunu, katı ve geleneksel toplumsal cinsiyet normlarının hakim olduğu bir topluma kabul ettirebilmenin en etkili yolu, kadınların ulusal kurtuluş mücadelelerine yaptıkları katkıları öne çıkarmak olacaktı. Nitekim, 1934 yılında seçme seçilme hakkını genişletecek olan yasa TBMM'de tartışılırken, vekillerin üzerinde en çok durdukları konu da budur. Vekillere göre, kadınların siyasal haklarının genişletilmesinde öncelikli etken, savaşta erkeklerle birlikte savaşmış olmalarıdır: "(...)bir memlekette ki, yurdun her tarafı istilâya uğradığı zaman, kadınlar ateş altında erkeklerle beraber omuz omuza çalışırlar" (İsmet İnönü, 1934: 82). "Türk kadınını acun tanır. Erkekten hiç bir savaşta geri kalmamış, onunla omuz omuza yürümüş[tür]" (Refik, 1934: 83) Bunlara benzer bir çok ifade, kadınlara tanınan siyasi haklarla kadınların savaşta aldıkları konum arasında paralellik kurar ve 1980’li yılların meclisine de hakim olan patriyotik temelli hak söyleminin kökleri, böylece atılmış olur. Örneklerin de işaret ettiği üzere, patriyotik söylem, erkeklerin değil kadınların hakları söz konusu olduğunda başvurulan bir söylem olarak öne çıkmaktadır. Erkeklere tanınan vatandaşlık haklarının temelinde böylesi bir patriyotik vurgu yatmazken, kadınların, vatandaşlık haklarından yararlanabilmeleri için "erkeklerle omuz omuza çarpıştıkları" referansına duyulan ihtiyaç, patriyotik söylemin cinsiyetçi içeriğine işaret etmesi bakımından önemlidir. Bu anlamda, erkeklerin siyasi haklarını böyle patriyotik bir düzlemden hareketle değerlendirmezken, kadınların bu haklara sahip olmalarını savaşa katılmış olmaları üzerinden açıklayan yaklaşımı benimseyen seksenler meclisine hakim olan toplumsal cinsiyete yönelik söylemin, cinsiyetçi bir içerik taşıdığını söylemek mümkündür. Sonuç Meclis tutanaklarına göz gezdiren biri, 1980’li yıllar boyunca mecliste "kadın" kelimesinin ne kadar seyrek kullanıldığına şaşıracaktır. Belli bir söylemde bir kavramın az kullanılması ya da hiç telaffuz edilmemesi, söz konusu kavramın işaret ettiği gerçekliğin farkında olunmaması ya da özellikle yok sayılması gibi anlamlara gelir. Her iki durumda da kavramın işaret ettiği gerçek, pratikten dışlanmaktadır. Çalışmanın da işaret ettiği gibi seksenli yılların meclis tutanaklarında "kadın"ı bulmak da oldukça zordur. "Kadın" ifadesi, yalnızca kadınları ilgilendirdiği düşünülen konuların görüşüldüğü belirli tarihlerde meclis sahnesine çıkmıştır. Bu tarihlerin en önemlisi de, 1934 yılında kadınların seçme seçilme hakkını tanıyan yasanın yıldönümlerine denk gelmektedir. Bu yüzden bu çalışma, genel konular etrafında cereyan eden görüşmelerde kayıp olan kadınları, seçme ve seçilme haklarını almalarının yıldönümlerinde bulmaktadır. Kadınların kendi haklarının bilincinde olabileceklerine ve bunlar için mücadele edebileceklerine pek ihtimal tanımayan, buna bağlı olarak da, siyasal haklar eşitliğini, olsa olsa kadınlara yukarıdan aşağı verilecek bir lütuf, belli bir millete özgü cömertliğin bir ifadesi olarak benimseyen söylemlerin tespit edildiği tutanakların, cinsiyetçi ve patriyotik bir dil etrafında örülmüş oldukları görülmüştür. Öte taraftan, tüm bunlara rağmen kadınlara ilişkin sorunların politik söylemde yansımasını bulmuş olmasını, içeriğinden bağımsız olarak, olumlu bir gelişme olarak kaydetmek gerekir. Kaynakça Akgül Şahin Ayşenur (2008) Türkiye’deki Kadın Milletvekilleri ve Meclisteki Çalışmaları (1935–2002), Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Niğde Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Akın Rıdvan (2000) Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Birinci Döneminde Devlet Erkleri ve İdare, Yayınlanmamış Doktora Tezi, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.
  • Alpaslan Erhan (2013) 1923-1950 Dönemi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Maraş milletvekilleri ve Siyasi Faaliyetleri, Yayınlanmamış Doktora Tezi, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Anabilim Dalı. Annandale Ellen ve Anne Hammarström (2011) "Constructing the 'gender-specific body': A critical discourse analysis of publications in the field of gender-specific medicine," Health 15(6), s. 571-587. Arat Yeşim (2008) "Contestation and Collaboration: Women’s Struggles for Power in Turkey," The Cambridge History of Turkey V4: Turkey in the Modern World, Reşat Kasaba (der.) Cambridge, Cambridge University Press, s. 388-419. Arı Mehmet (1998) “Erkek Egemen Mecliste Kadınlar”, 20. Yüzyılın Sonunda Kadınlar ve Gelecek, Oya Çitçi (der.) Ankara, Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü Yayınları, s. 543-553. Avcı Cemal (1999) III. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Yapısı ve Çalışmaları (19271931), Yayınlanmamış Doktora Tezi, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Bayrak Bahar (2007) “Meclis Tutanakları Işığında Türk Medeni Kanunu Değişikliği”, Hukuk Gündemi, Sayı: 8, s.53-56. Berksü Heves (2000) Symbolic Masculine an Feminine Identities in Turkish Grand National Assembly (Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Sembolik Erkeklik ve Kadınlık Kimlikleri), Yayınlanmamış Doktora Tezi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Çağatay Nilüfer ve Yasemin N. Soysal (2011) "Uluslaşma Süreci ve Feminizm Üzerine Karşılaştırmalı Düşünceler," 1980'ler Türkiyesi'nde Kadın Bakış Açısından Kadınlar, Şirin Tekeli (der.) İstanbul, İletişim Yayınları, s. 291-301 (5. Baskı). Çakır Serpil (2011) Osmanlı Kadın Hareketi, İstanbul, Metis (3. Baskı). Duman Derya (2007) Gender Politics in Turkey and the Role of Women’s Magazines: A Critical Outlook to the Early Republican Era. Political Linguistics Conference, Warsaw, Warsaw University. Fairclough Norman (1989) Language and Power, London, Longman. Fairclough Norman (2001) "The discourse of New Labour: critical discourse analysis," Discourse as data: A guide for analysis, Margaret Wetherall, Stephanie Taylor ve Simeon Yates (der.), London, Sage Publications, s. 229-226. Fairclough Norman ve Ruth Wodak (1997) "Critical Discourse Analysis" Discourse Studies: A Multidisciplinary Introduction, Vol. 2, Discourse as Social Interaction, Teun A. van Dijk (der), London, Sage Publications, s. 258-284. Gazioğlu Elif (2010) Mobilizing For Women’s Organizations: Women Activists’ Perceptions of Activism and Women’s Organizations in Turkey. Yayınlanmamış Doktora Tezi, York, University of York, Centre for Women's Studies. Kadının İnsan Hakları-Yeni Çözümler. (2011) "Kadından Sorumlu Devlet Bakanlığının Kapatılmasına Karşıyız!," http://www.kadinininsanhaklari.org/kategori/haberler/29968/kadindan-sorumlu-devletbakanligi-nin-kapatilmasina-karsiyiz.
  • Küçük Mustafa (1998) Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Fikri Yapısı, Yayınlanmamış Doktora Tezi, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Lazar Michelle (2007) Feminist Critical Discourse Analysis: Gender, Power and Ideology in Discourse, New York, Palgrave MacMillan. Örgün Mehmet Haluk (1998) Eğitim Seviyesi ve Değişim Açısından Türkiye Cumhuriyeti Hükümetleri ve Türkiye Büyük Millet Meclisi`nin Yapısı, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Phillips Anne (1995) Demokrasinin Cinsiyeti, İstanbul, Metis Yayınları,. Sirman Nükhet (1989) "Feminism in Turkey: A Short History," New Perspectives on Turkey Vol. 3(1), s. 1-34. Şimşek Ayşe (2012) "Sosyal Medyada Kamusal Alandaki Kadına Dair Söylemler: İtiraf.com," Sosyal ve Beşeri Bilimler Dergisi, Cilt 4 (2), s. 51-61. Tekeli Şirin (1998) "Birinci ve İkinci Dalga Feminist Hareketlerin Karşılaştırmalı İncelemesi Üzerine Bir Deneme", 75 Yılda Kadınlar ve Erkekler, Ayşe Berktay Hacımirzaoğlu (der.), İstanbul, Tarih Vakfı Yayınları, s. 337-347. Tekeli Şirin (2011) "1980'ler Türkiyesi'nde Kadınlar", 1980'ler Türkiyesi'nde Kadın Bakış Açısından Kadınlar, Şirin Tekeli (der.) İstanbul, İletişim Yayınları, s. 15-47 (5. Baskı). Uçan Çubukçu Sevgi (2004) "1980 Sonrası Türkiye’de Kadın Hareketi: Ataerkilliğe Karşı Meydan Okuma" Türkiye’de ve Avrupa Birliğinde Kadının Konumu: Kazanımlar, Sorunlar, Umutlar, Fatmagül Berktay (der.) İstanbul, KA-DER, s. 55-75. van Dijk Teun A. (1993) "Principles of Critical Discourse Analysis," Discourse & Society Vol. 4(2), s. 249-283. van Dijk Teun A. (1995) "Aims of Critical Discourse Analysis," Japanese Discourse Vol. 1, s. 17-27. van Dijk Teun A. (2001) "Political Discourse and Ideology," Jornadas del Discurso Politico, (basılmamış bildiri) Universtat Pompeu Fabra, Barcelona. http://www.discourse-in-society.org/dis-pol-ideo.htm. Yaramış Fidan (2012) Türkiye Büyük Millet Meclisi I. Döneminde (23 Nisan 1920-1 Kasım 1922) Çıkarılan Adli, Sosyal, Kültürel Kanunlar ve Bu Kanunların Müzakerelerinde Muhalefet, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ahi Evran Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü tarih Anabilim Dalı. Meclis Tutanakları Kaynakçası Beytullah Mehmet Gazioğlu, 05.12.1989, Dönem: 18, Cilt: 34, 41. Birleşim. F. Rezan Şahinkaya, 04.12.1986, Dönem: 17, Cilt: 33, 34. Birleşim. Göksel Kalaycıoğlu, 05.12.1984, Dönem: 17, Cilt: 8, 34. Birleşim. Göksel Kalaycıoğlu, 06.12.1988, Dönem: 18, Cilt: 18, 35. Birleşim. Hüseyin Barlas Doğu, 05.12.1984, Dönem: 17, Cilt: 8, 34. Birleşim.
Primary Language tr
Subjects
Journal Section Articles
Authors

Author: Elif Gazioğlu Terzi

Bibtex @ { kdeniz175354, journal = {Karadeniz Uluslararası Bilimsel Dergi}, issn = {1308-6200}, address = {Kültür Ajans}, year = {2014}, volume = {1}, pages = {86 - 99}, doi = {}, title = {Politik Söylemde Kadın: 1980’li Yılların Meclis Tutanaklarında Kadınlara İlişkin Söylem}, key = {cite}, author = {Terzi, Elif Gazioğlu} }
APA Terzi, E . (2014). Politik Söylemde Kadın: 1980’li Yılların Meclis Tutanaklarında Kadınlara İlişkin Söylem. Karadeniz Uluslararası Bilimsel Dergi, 1 (21), 86-99. Retrieved from http://dergipark.gov.tr/kdeniz/issue/16854/175354
MLA Terzi, E . "Politik Söylemde Kadın: 1980’li Yılların Meclis Tutanaklarında Kadınlara İlişkin Söylem". Karadeniz Uluslararası Bilimsel Dergi 1 (2014): 86-99 <http://dergipark.gov.tr/kdeniz/issue/16854/175354>
Chicago Terzi, E . "Politik Söylemde Kadın: 1980’li Yılların Meclis Tutanaklarında Kadınlara İlişkin Söylem". Karadeniz Uluslararası Bilimsel Dergi 1 (2014): 86-99
RIS TY - JOUR T1 - Politik Söylemde Kadın: 1980’li Yılların Meclis Tutanaklarında Kadınlara İlişkin Söylem AU - Elif Gazioğlu Terzi Y1 - 2014 PY - 2014 N1 - DO - T2 - Karadeniz Uluslararası Bilimsel Dergi JF - Journal JO - JOR SP - 86 EP - 99 VL - 1 IS - 21 SN - 1308-6200- M3 - UR - Y2 - 2019 ER -
EndNote %0 Black Sea Politik Söylemde Kadın: 1980’li Yılların Meclis Tutanaklarında Kadınlara İlişkin Söylem %A Elif Gazioğlu Terzi %T Politik Söylemde Kadın: 1980’li Yılların Meclis Tutanaklarında Kadınlara İlişkin Söylem %D 2014 %J Karadeniz Uluslararası Bilimsel Dergi %P 1308-6200- %V 1 %N 21 %R %U
ISNAD Terzi, Elif Gazioğlu . "Politik Söylemde Kadın: 1980’li Yılların Meclis Tutanaklarında Kadınlara İlişkin Söylem". Karadeniz Uluslararası Bilimsel Dergi 1 / 21 (July 2014): 86-99.