Arama Sonucu: 18 Aranan: Bastard Feudalism
While its readers and listeners accepted the unparalleled literary power and beauty of the Qur’an at the time of its revelation, several theologians and philologists have begun to discuss its i‘jaz beginning from the early third century of the Islamic calendar. Abū’l-Ḥasan ‘Alī b. ‘Īsā al-Rummānī, a leading authority in Arabic grammar, philology, and tafsīr as well as a scholar of rational sciences, was one of the Mu‘tazilite authors who wrote a treatise (risāle) on the topic.In his al-Nukat fī I‘jāz al-Qur’ān, al-Rummānī listed seven features to demonstrate the miraculous nature of the Qur’an: its rhetorical beauty, its challenge with respect to Arabic proce and poetry, the inability of the Arabs to produce a similar text, the general extent of the challenge, its sarf, its prophecy of future events, the use of words and letters in a harmonious way, and comparison with other miracles. In the most part of his work, al-Rummānī discoursed on balagha or the aesthetic effectiveness of the Qur’an on the verbal level and showed how it contributed to its i’jaz. While discussing the balagha, the author analyzed the internal and external structures of the Qur’an as well as its style and expression. In his analysis of the internal structure, he put the emphasis on tashbih (analogy), isti‘arah (metaphor), and mubalaghah (hyperbole). In defining the external structure, he highlighted i‘jaz, telâum, jinas (paranomasia), and fasila (Qurʾānic rhyme). As for the style and expression, he considered tasrîf, tadmîn, and beyan. For each of these literary arts, al-Rummānī brought examples from the Qur’anic verses and compared them with profone speech of the Arabs at the time of the revelation to demonstrate the inimitability and stylistic unsurpassedneds of the Holy Book.
, Sayfalar 7 - 54
Asst.Prof.Dr. Celalettin Divlekci
Abd al-Rahman al-Bistami (1380-1454) is a scholar who was active in the 15. century Ottoman milieu. His engagement with occult sciences such as the science of letters (ilm al-huruf) provoked discussions among Ottoman scholars and statesmen as well. Confronted with his writings, the Ottoman ulama who were educated and well-versed in classical orthodox sciences such as Kalam and Usul al-Fiqh faced with a new dimension in the structure of Islamic sciences. Although al-Bistami harshly criticized the Hurufi teachings of Fadl Allah al-Astarabadi and his followers, he took to the science of letters seriously. Al-Bistami wrote al-Fawayih al-Miskiyya, an encyclopedia of sciences, and in that book which characterizes the Greco-Arabic literature, he is mainly under the influence of the philosophy of the Brethren of Purity (Ikhwan al-Safa). Not only al-Bistami follows the framework of the Brethren in the classification of sciences, but he maintains their philosophical project so much so that he builds a syncretic system which combines different religious and philosophical tendencies. The “Ikhwanism” of al-Bistami is not restricted to the allusion that comes by the phrase “ikhwan al-safa”, which is repeated many times throughout his work. Al-Bistami’s project is a revision of the syncretic philosophy of the Brethren, with a special touch from the occult science of the letters.
, Sayfalar 187 - 216
Asst.Prof.Dr. Veysel Kaya
Beytülmakdis'in Fethine Doğru: Hz. Peygamber Tarafından Atılan Üç Pratik Adım Abdallah Ma’rouf Omar , Dil: İngilizce
Cilt 7 , Oca 2006 , Sayfalar 55 - 100
Abdallah Ma’rouf
Bu makalede Celâleddin es-Süyûtî’nin İrşâdü’l-mühtedîn ilâ nusrati’l-müctehidîn adlı risâlesinin tahkikli metni sunulmuştur. Bilindiği gibi XV. yüzyılda yaşamış olan Süyûtî döneminin önde gelen müçtehit âlimlerden biridir. Yazdığı eserler ve içtihat hakkındaki görüşleriyle haklı bir şöhrete kavuşmuştur. Süyûtî’nin içtihat hakkındaki görüşlerini özetleyen bu risâle ise içtihat problemini ve mutlak içtihadın şartlarını ele almasından dolayı önemli bir eserdir. Çalışmamızda Süyûtî’nin hayatı ve fıkıhla ilgili önemli eserleri hakkında kısa bir girişten sonra tahkikte takip edilen yöntem belirtilerek esas alınan nüshalar tanıtılmıştır. Risâlenin, Süyûtî’nin içtihat konusundaki görüşleri üzerinde yapılacak bilimsel çalışmalara katkı sağlayacağını ümit etmekteyiz.
, Sayfalar 103 - 131
İsmail Narin
Mukaddime’sinde ifade ettiği görüşleri ile İslâm tarihçiliğinde bir çığır açtığı genel kabul gören İbn Haldûn bu eserinde tenkit, yorum, kaynak kullanımı gibi ameliyeleri tarihçiliğin olmazsa olmazları olarak nitelendirmiş ve verdiği örneklerle de tarihçilere bu açılardan çeşitli eleştiriler getirmiştir. Bir müellifin, önem verdiği usûlü telif ettiği eserlerde hayat geçirmesinin gerekliliği müsellemdir. Bununla birlikte gerek ülkemizde gerekse yurtdışında yapılan İbn Haldûn çalışmaları büyük çoğunlukla Mukaddime üzerinde yoğunlaşmakta, el-Iber’in muhtevası ve burada takip edilen usûl ise çok arka planda kalmaktadır. Bu çalışmamızda İbn Haldûn’un, tarih usûlüne dair görüşlerini tarihçiliğine yansıtıp yansıtmadığını, bu alandaki ünlü eseri el-Iber’deki Siyer bölümünü esas alarak incelemeye çalışacağız.
, Sayfalar 123 - 145
Feyza Betül Köse
İlahiyat Alanı Akademik Yazım Kılavuzu
Cilt 21 , Sayı 2 , Oca 2017 , Sayfalar 1393 - 1414
Abdullah Demir
İlk İslami Fetih Sırasında Müslüman-Hristiyan İlişkileri Shafiq Jasir Ahmad Mahmud , Dil: Arapça
Cilt 3 , Sayı 1 , Oca 1999 , Sayfalar 17 - 30
Shafiq Jasir Ahmad Mahmud
Kitap Değerlendirmesi: Veysel Kaya, İbn Sînâ’nın Kelâma Etkisi, Ankara: Otto Yayınları, 2015.
, Sayfalar 199 - 205
Zeynelabidin Hüseyni
Meeting Abstract: Osmanlı Dönemi Türk Tefsir Ekolü Sempozyumu
, Sayfalar 185 - 188
Abdullah Tırabzon
Meeting Abstract: Temel İslam Bilimleri Anabilim Dalı  Lisansüstü Öğrenci Sempozyumu II
, Sayfalar 181 - 184
Soner Aksoy
Eser, yazarın Oxford Üniversitesi’nde, önde gelen fıkıh tarihçilerinden Prof. Christopher Melchert yönetiminde tamamladığı doktora tezi esas alınarak hazırlanmıştır. Çalışmanın ana kaynağı Memlük dönemi Hanefî fıkıh âlimi İbn Kutluboğa’nın (ö. 879/1474), Kudûrî’nin (ö. 428/1037) el- Muhtasar’ına yazdığı et-Tercîh ve’t-tashîh ale’l-Kudûrî1 adlı şerhtir. Yazar, söz konusu şerhten yola çıkarak, Hanefî mezhebinin klasik sonrası döneminde şerh geleneği içerisinde gelişen tercih-tashih sürecini tahlil etmekte ve bu yolla mezhebin entelektüel tarihine dair tespitlerini ortaya koymaktadır. Eser bir giriş ve dört bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde yazar; mezhep, mezhep hukuku sistemi, tercih, tashih gibi temel kavramları izah etmekte ve bu kavramlara dair literatürde yapılmış çalışmaları kısaca tanıtmaktadır. Kitabın üzerinde durduğu ana kavram olan tercih, mezhep geleneğinde üretilmiş ve muhafaza edilmiş görüşlerden birinin, belirli gerekçelerle diğerleri arasından seçilmesi ve ilgili dönem için “mezhebin görüşü” haline getirilmesini; tashih ise yine mezhebin önceki literatüründeki seçilmiş ve kural olarak benimsenmiş görüşlerin gözden geçirilerek onaylanmasını yahut düzeltilmesini ifade eder (s. 8-9).  
, Sayfalar 257 - 262
Hacer Yetkin
Bahâuddin Tâhâ b. Abdurrahmân, 1258/1842 yılında Pervârî’nin Mâî köyünde doğmuştur. İlk tahsilini babası Abdurrahmân ile amcası Molla Kâsım’ın yanında almış olan Şeyh Tâhâ, ilim tahsili için bir çok yer dolaşmıştır. Mûsul’a gidip ilmini tamamlayıp Molla Abdullah Ömerî’den icâzet almıştır. Tarîkat şeyhi ise Şeyh Muhammed Nuriddîn’dir. XVIII. Yüzyılda yaşamış olan Şeyh Tâhâ’nın vefat tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Âlim bir şahsiyet olan Şeyh Tâhâ, birçok eser yazmıştır. Ancak bu eserlerin çoğu günümüze ulaşamamıştır. Bize ulaşabilen nâdir eserlerinden birisi ise bu çalışmada tanıtmaya çalıştığımız Minhâcu makâsidi’l-ebrâr ve mi’râcu mevâridi’l-ahyâr adlı tasavvuf kitabıdır. Yazma olan bu eserin başka nüshasına rastlayamadık. 
Cilt 3 , Sayı 3 , Oca 2017 , Sayfalar 13 - 42
Ferzende İDİZ
Throughout the history of Qur’anic exegesis the Surah al-Ikhlas on of the most imported surah interpreted from the point of theological and philosophical outlook. This is because of the surah mentions essence of God, and his unity and his uniqueness. One of the most imported separated commentaries of the Surah al-Ikhlas that written from the point of theological and philosophical outlook is Tahkîku’l-İhlâs li-Ehli’l-İhtisâs belongs to Kemal b. Muhammed el-Lârî. In the article this manuscript commentary is puplished. Also this article contained a brief introduction and evaluation.
, Sayfalar 97 - 145
Asst.Prof.Dr. Ahmet Faruk Güney
In this paper, the author addresses the question of imbuing Islamic Studies programs with the values of peace, sanctity, morality, knowledge about faith, and the faith-rooted knowledge today. He argues that the present-day conflicts and wars in the traditional lands of Islam and in numerous traditional Islamic and Muslim societies require Muslim intellectuals and the ʽulama to urgently reconsider the purpose of Islamic Studies. He emphasizes the need for divesting Islamic Studies programs from politics, ideology, and sectarianism. 
, Sayfalar 167 - 173
Enes Karic
Bu araştırmanın amacı, özellikle 1980’li yıllardan sonra örgün eğitimde meydana gelen değişiklilerin öğrenci kaynağı açısından Kur’an kurslarına nasıl yansıdığını tespit etmektir. Araştırmada, Kur’an kursu öğreticilerinin, Kur’an kurslarındaki öğrenci kaynağı, farklı dönem ve yaş guruplarında hafızlık yapan öğrencilerin avantaj ve dezavantajlarına ilişkin görüşlerini belirlemek için nitel araştırma modellerinden durum analizi kullanılmıştır. Toplam 30 Kur’an kursu öğreticisiyle yarı yapılandırılmış form kullanılarak gerçekleştirilen görüşmelerden elde edilen veriler, betimsel analizle yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda örgün eğitim politikalarının Kur’an kurslarındaki eğitimi öğrenci kaynağı açısından ciddi oranda etkilediği görülmüştür.
Cilt 6 , Sayı 11 , Oca 2017 , Sayfalar 153 - 191
Bayramali Nazıroğlu, Vahap Vahapoğlu
  • 1 (current)