Arama Sonucu: 483 Aranan: Greek-Orthodox
“III. Uluslararası Tekkeköy Sempozyumu, “Eski Çağ’da Karadeniz ve Tekkeköy: Karadeniz’in Güney Kıyısında Eski Bir Yerleşme”
Cilt 2 , Sayı 3 , Oca 2017 , Sayfalar 196 - 198
Özkan ÖZBİLGİN
Her yıl farklı ülkelerde gerçekleştirilen “International Symposium on Underwater Research (ISUR)” bu yıl 10.’sunu “Karadeniz Arkeolojisi/Black Sea Archaeology” ile bütünleştirerek Samsun’da yapılmıştır. UNESCO-United Nations Educational, Scientific and Cultural Onganization, DAN-Divers Alert Network Europe, ICOMOS-International Council on Monuments and Sites, GAMA-General Association on Mediterranean Archaeology, TINA-Türkiye Sualtı Arkeolojisi Vakfı/Turkish Nautical Archaeology Foundation, CMAS-Wold Confederation of Underwater Activities gibi Uluslararası kurumlar tarafından organizasyon ve tanıtım desteği alan Uluslararası düzeyde akademisyenler arasında en çok ilgi gören ve en kapsamlı organizasyonlardan biri olan sempozyumun ana teması Karadeniz Arkeolojisidir. 
Cilt 1 , Sayı 1 , Oca 2016 , Sayfalar 151 - 153
Davut Yiğitpaşa, Akın Temür
Samsun Mübadele ve Balkan Türk Kültürü Araştırmaları Derneği, İlkadım Belediyesi, Balkan Türk Dernekleri Konfederasyonu, TİKA, IRCICA ve KATAP’ın birlikte düzenledikleri “Balkan Tarihi” konulu uluslararası kongre 03-04 Aralık 2016 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Samsun Serra Otel’de gerçekleştirilen etkinlik iki gün sürdü. 45 bilim insanının bildiri sunduğu kongreye 6 yabancı bilim insanı katıldı.
Cilt 1 , Sayı 1 , Oca 2016 , Sayfalar 154 - 157
Davut Yiğitpaşa
16. ULUSLARARASI KEMER SUALTI GÜNLERİ   BU KAPSAMDA ORGANİZE EDİLEN BİLİMSEL ETKİNLİKLER
Cilt 2 , Sayı 2 , Oca 2017 , Sayfalar 131 - 155
CEYDA ÖZTOSUN
Bu yansımanın konusu olan mermeri taklit eden mozaikler, bizi Roma Çağı’nın bazı dönemlerinde görülen üslup akımlarına geri götürmektedir. Süs/dekor olarak kullanılan bu rudistik kayaya kulak verildiğinde Dünya’nın jeolojik dönemlerine doğru bir yolculuk yapmak mümkündür. Buna ek olarak, mozaik sanatçısının işini yapma şekli, en özenli ve ayrıntılı geometrik motifleri seçmesi, “fosil imza” ile dekoratif bir taşı taklit etmesi anlaşılabileceği gibi, bağlantıları, etkileşimleri ve sadece bir Sanat Okulu’nun sağlayabileceği teknik imkanları da gözlemlemek mümkündür. Bu müzecilik hareketi Conímbriga’nın Unesco Dünya Mirası Listesi’ne eklenmesi hareketini destekleme girişimi olup, Conímbriga, Alcabideque, Chão de Lamas, Rabaçal, Santiago da Guarda ve Tomar’ı aynı ilgi alanı altında toplama programıdır. Bu girişim; gönüllülük esasına dayanan ve yerel, ulusal, uluslararası, bölgeler arası işbirliğinin bir sonucudur.
, Sayfalar 59 - 83
Miguel Pessoa
Casa da Medusa ve Quinta do Pião’dan geometrik desenli mozaikler üzerinde yapılan çalışmalar, Abelterium’daki(Alter do Chão) bu villaların dekoratif projesini ve bu bölgedeki Roma varlığını anlamada önemlikatkılar sağlamaktadır. Farklı derecelerde korunmuş olan geometrik desenli mozaikler pek çok odada ortayaçıkarılmıştır. Bunlar esasen polikrom mozaikler olup, bazıları Barok etkisini gösteren kireçtaşı, kumtaşı, mermerve çanak çömlek kırıklarından yapılmış, beyaz, koyu sarı, sarı, pembe, kırmızı, yeşil, mavi ve gri renklerdekitesseralardan oluşmaktadır.
, Sayfalar 45 - 70
Jorge ANTONIO
Anadolu arkeolojisi için çok büyük bir öneme sahip olan Kelenderis antik kenti, Kilikya Bölgesi’nin Orta Dağlık bölümünde yer alan bir liman kentidir. Günümüzde ise Mersin ili, Aydıncık ilçesi sınırları içerisinde kalmaktadır. Bu çalışmayı oluşturan Doğu Sigillatası A (DSA) Grubu Seramikleri, Kelenderis limanının yanı başında, kentin Aşağı Şehir bölümü olarak adlandırılan alandaki Aşağı Şehir Sondajında 1989-1992 yılları arasında yürütülen kazılarda bulunmuşlardır. Doğu Sigillatası A (DSA) olarak adlandırılan bu seramik grubu MÖ. 2. yüzyılın ikinci yarısından itibaren üretilmeye başlanmış ve de üretim yeri olarak gösterilen Doğu Akdeniz başta olmak üzere geniş bir coğrafyaya yayılarak MS. 3. yüzyılın başlarına kadar da kullanım görmüştür. Antik Çağ'da genelde günlük hayatta lüks servis kapları olarak işlev görmüşlerdir. Kelenderis Aşağı Şehir Sondajı'nda bu gruba ait yiyecek ve içecek servis kabı olarak kullanılmış 12 farklı form tespit edilmiştir. Bu formlar arasında kaseler, fincanlar ve tabaklar bulunmaktadır. Bunların en erken örnekleri MÖ. 1. yüzyıla, en geç örnekleri ise MS. 2. yüzyıla tarihlenmektedirler. Söz konusu bu malzeme grubu Kelenderis antik kentinin Roma Erken İmparatorluk Dönemi'nde de bölge için önemli bir yerleşim yeri olduğunu ortaya koymasının yanı sıra kentin sosyo ekonomik ve ticari ilişkileri açısından da çok önemli bilgiler sunmaktadır.
, Sayfalar 213 - 235
Mehmet TEKOCAK
Portekiz’in güneyindeki Algarve Bölgesi’nde deniz canlılarınıın betimlendiği figüratif mozaikler büyük çeşitlilikteolup, özellikle Milreu’deki Roma villası’ndan tanınmaktadır. Fakat denizle bağlantılı olarak, deniz temalarınınişlendiği bölge mozaiklerinde insan tasvirleri de görülmektedir. Bu durum, Kuzey Afrika’nın Romasanatı ile güçlü bir üslup bağlantısı olduğunu gösterir. Son zamanlarda, Algarve’nin paryetal resimlerinde yeralan hem hayvan hem de insan tasvirlerinin oluşturduğu figürlü konular, özellikle deniz kıyısında bulunan vekurutulmuş balık ticareti yapan villanın Kuzey Afrika ile güçlü bir bağlantısının olduğunu göstermektedir. Buçalışmada, Kuzey Afrika bağlantılarının yanı sıra, eski Lusitania Eyaleti’nin güneyi ile olan bağlantılarının daaraştırılması amaçlanmaktadır.
, Sayfalar 71 - 82
João Pedro BERNARDES
Amisos antik kentine ait ölü gömme gelenekleri içinde basit toprak ve kiremit mezarlar belirli bir yer tutmaktadır. Bu tip mezarlara Amisos nekropol alanında yoğun olarak karşılaşırken aynı zamanda kentin hakimiyet alanındaki lokal noktalarda da rastlanılmaktadır. Her iki mezar tipi de arazinin yapısına göre düzenlenerek, herhangi bir yön birliği olmadan konumlandırılmışlardır. Genellikle sosyal statüleri içerisinde halka hitap eden basit toprak mezarlarda ölü armağanı olarak kullanılan buluntulara çok nadir olarak karşılaşılmaktadır.  Kiremit mezarların iki tanesindeki ölü armağanları definin M.S. 2. yüzyılda yaşadığını ortaya koymaktadır. Her iki mezar tipi Amisos ölü gömme gelenekleri içinde Helenistik Dönemden Roma İmparatorluk Dönemi sonlarına kadar kullanılmıştır.   
Cilt 2 , Sayı 2 , Oca 2017 , Sayfalar 1 - 29
Orhan Alper ŞİRİN, Mustafa KOLAĞASIOĞLU
Özet:Amisos teritoryumunda ortaya çıkan kilise kalıntısı, kentteki en erken kilise örneğini temsil etmektedir. Kilise kalıntısının zemininde yer alan M.S. 5. yüzyılı ön plana çıkaran taban mozaiği Yunan-Roma mozaik sanatının özelliklerini barındırmaktadır. Amisos kentinin Erken Bizans Dönemi’ne ait verileri ortaya koyması açısından kilise kalıntısı ve taban mozaiği önemli bir yere sahiptir.Anahtar Kelimeler: Amisos, Kilise, Mozaik, Erken Bizans Dönemi, Kurtarma Kazısı. Abstract:The ruins of the church that was found in the Amisos territory represent the earliest church example in the city. The mosaic paving the ground floor of the church ruin which bring A.D. 5th century into the forefront also contains the characteristics of Greek-Roman mosaic art. The remains of the church and the floor mosaic have an important place in terms of revealing the data of the Early Byzantine period of the city of Amisos. Keywords: Amisos, Church, Mosaic, Early Byzantine Period, Salvage Excavation.
Cilt 2 , Sayı 3 , Oca 2017 , Sayfalar 175 - 183
Orhan Alper ŞİRİN
Özet Çevirileri Öz
ÖzetAmisos nekropolü ve yayılım alanında in-situ olarak ortaya çıkarılan lahit tipi mezarlar, kentin tarihi açısından önemli bir yere sahiptir. Nekropol alanında sadece pişmiş topraktan lahitlerin açığa çıkarılması genel anlamda lahitlerin bir mezar tipi olarak pişmiş topraktan yapılarak kullanım gördüğünü göstermektedir. Lahit mezarlar genellikle Hellenistik Dönem’e tarihlenen ve Amisos’ta yaygın olarak görülen yer altı kaya mezarları içerisine yerleştirilmişlerdir. Ayrıca lahitlerin yapıldığı malzeme bölgenin jeolojik yapısından ipuçları sunarken ait olduğu kişinin sosyal ve ekonomik durumundan da bilgiler verebilmektedir.  Anahtar Kelimeler: Amisos, Lahit, Kaya Mezarı, Hellenistik Dönem, Roma İmparatorluk Dönemi.   Abstract Sarcophagi which are one type of graves found in the necropolis of Amisos and its range have an important place with their in-situ position. Emerging of only clay sarcophagus suggests that as a type of grave, sepulchres were typically made of clay. Sarcophagi were placed in underground rock-cut tombs which are common in Amisos and date back to Hellenistic Period. Besides, while the material of which the sarcophagi were made of give clues about the geological structure of the area, it may also supply information about the social and the economical status of the deceased. Key words: Amisos, Sarcophagus, Rock Tomb, Hellenistic Period, Roman Imperial Period.
Cilt 2 , Sayı 3 , Oca 2017 , Sayfalar 86 - 126
Orhan Alper ŞİRİN
Anadolu’da konut ve yerleşme, tarih içindeki başlangıçlarından beri kültürden kültüre mimari ve sanatsal köklü bir değişimle beraber kentlerin dokusu oluşmuştur. Çağlar boyunca Anadolu’nun topraklarına serpilen kentler sürekli bir tarihsel gelişme ve değişim göstermiştir. Birçok medeniyetleri bünyesinde eritmiş olan Türkiye’de antik kentler ve kent evrimin bütünlüğü içinde kavranması, yalnızca köklülüğünü ve zengin çeşitliliğini takdir etmemizi değil, geleceğin farklılığının toplum anlayışımızda saklı olduğunu görmemizi sağlayabilir. Bu makalede, birçok medeniyetlere ev sahipliği yapmış Anadolu coğrafyasının kent dokusu, insan yerleşimleri, sosyal yaşamı ve kültürel özellikleri saptanmış, tarihi süreç içindeki gelişimi irdelenerek Anadolu kentlerinin kültürel birikimi ortaya konmuştur.
Cilt 2 , Sayı 2 , Oca 2017 , Sayfalar 88 - 108
Arş.Gör. Özkan Karaca
Ankara ilinin Altındağ ilçesinde Ankara Kalesinin Bent deresine baktığı kuzey-batı yamacında bulunan tiyatro yapısı Tabakhane Mahallesi, Hisar Park caddesi ile Pınar sokak arasındaki eski Berlin Oteli, yıkılan eski öğretmenler evinin yanında bulunmakta ve karşısında Hitit Otel yer almaktadır. Temizlik çalışmaları ile sahne binasındaki yüksek otlar, dikenli bitkiler ve orkestra tabanındaki otlar ile tiyatro basamaklarında oluşan arkeolojik mimari izleri kapatan ayrık otları temizlenmiştir. Aynı zamanda restorasyon ve kazı çalışmaları devam etmektedir.
Cilt 2 , Sayı 3 , Oca 2017 , Sayfalar 11 - 23
Muhammet Fatih DEMİRDAĞ
1978 yılında ulusal anıt olarak tescil edilen Vasconcelos Sarayı ya da Castelo Melhor Kontlarının Köşkü,Ansião Belediyesi için önemli bir müze merkezi olup 15. yüzyıla ait bir kuleden şekillendirilmiştir ve 16. yüzyıldasaray ve malikane yapılarına güzel bir örnek teşkil etmektedir.Anıt, Santiago da Guarda’daki Ansião Belediyesi’nin papazlık merkezinde, Leiria Bölgesi’nde yer almaktaolup günümüzde Santiago da Guarda Anıtsal Kompleksi olarak bilinmektedir.Kompleksin iyileştirilmesi çalışmalarına arkeolojik olarak temelde bir geç Roma villasının kalıntılarına ulaşılmasındansonra gerek duyulmuş olup bu Roma villasının tabanında tespit edilen mozaik döşemeler de iyileştirmeçalışmaları kapsamında yer almaktadır.
, Sayfalar 285 - 298
Rodrigo Marques PEREIRA
Çalışmanın konusunu, Antandros’ta bulunan ve “Roma Evi” olarak adlandırılan yapının portico ile tricliniummozaik tabanları oluşturmaktadır.Portico mozaiği basit giyoş bandıyla çevrili, her birinde farklı geometrik motiflerin yer aldığı altı panelden oluşur.Bu motiflerin genel olarak yaygın kullanıma sahip olduğu söylenebilir. Diğer mekan mozaiğinin (triclinium)bordürü floral ve figüratif bezemeye sahiptir. Ana panoda kullanılmış olan geometrik desen ise Antandros’tadaha önce bulunmuş “Yamaç Ev” olarak adlandırılan villanın mozaikleri ile benzerlik taşımaktadır.Özellikle, triclinium, portico ve 2. odanın tabanlarında ele geçen Valerius Licinianus Licinus (MS 317-320) veFlavious Honorius (MS 395-401) sikkeleri, incelenen mozaiklerin tarihlendirilmesinde önemli rol oynamaktadır.Dolayısıyla bu Roma Evi ve buluntuları MS 4. yüzyıla tarihlenebilmektedir.
, Sayfalar 299 - 310
Yasemin POLAT, Seçil ÇOKOĞULLU
 Antik Çağdan buyana cam üretiminin gelişimi ve değişimine paralel olarakcam yapım tekniklerinde ki gelişmeler de kaçınılmaz olmuştur. Bu gelişime bağlıolarak çeşitli dönemlerde farklı teknikler ortaya çıkarılmıştır. Cam yapım tekniklerinebaktığımızda ilk sırayı en erken teknik olan; “İç Kalıp Tekniği” almaktadır. Sonrasındasırasıyla; “Mozaik Teknik”, “Döküm Tekniği”, “Kalıba Basma Tekniği”, “İndirme-Çökertme Tekniği” ve “Üfleme Tekniği” gelir.Bu çalışmada yukarıda bahsetmiş olduğumuz temel cam teknikleri ve bunlarınalt teknikleri 3D modelleme çalışmasıyla bilgisayarlı ortamda yeniden ele alınarakdeğerlendirilmiştir. Bu zamana kadar yapılan çalışmalarda kullanılan 2B çizimlerinyerine çağımızın modern teknolojisine ayak uyduracak şekilde 3D modellemeleriyapılmıştır. Bu modelleme işlemi yapılırken hem daha önce yapılan 2B çizimlerdenhem de literatür bilgilerinden faydalanılmıştır.  
, Sayfalar 198 - 214
Fevziye EKER, Kasım EKER
ÖzetÖlüm, hayatın son bulması ya da ruhun bedenden ayrılmasıdır. Bu ayrılık beden için tekrar toprağa dönüştür. Ancak asıl olan ruhtur. Ruh yaşamaya devam eder. Ama nasıl ve ne şekilde?  Bu her coğrafya, dönem ve topluluk için farklı algılanabilir. Bu çalışmada, öncelikle antik Yunan’da ölüm kavramı üzerinde durulmuştur. Sonrasında ise cenaze ritüellerinden ve bunun doğrultusunda yapılan cesedin hazırlanması işlemleri, prothesis ve ekphora uygulamaları ve tasvirleri, ölüyü gömme, mezar sunuları, mezar ziyaretleri anlatılmış ve bunlar betimlerle desteklenmiştir. Son olarak ise kremasyon ve inhumasyon gömülerden bahsedilmiştir.Anahtar Sözcükler: Antik Yunan, gömü gelenekleri, prothesis, ekphora, ölüm, lekythos AbstractDeath is the end of life, or considered as the separation of the soul from the body. This separation results in the body going back to the ground. But what is important is the spirit as the soul continues to live. But how? This can be perceived differently for each geographical area, time period and community. This focuses firstly on the concept of death in ancient Greece is. It is followed by a study of the funeral rituals and the preparation of the corpse, a description and analysis of the prothesis and ekphora, burial, burial offerings and grave visits. Finally, cremation and inhumation are mentioned. Key Words: Ancient Greece, customs burial, prothesis, ekphora, death, lekythoi 
Cilt 2 , Sayı 3 , Oca 2017 , Sayfalar 32 - 65
Abuzer KIZIL
Arnavutluk’un güneybatısında yer alan Apollonia kenti İ.Ö. 588 yılında Korinthliler ve Corcyrialılar tarafından kurulmuş olup, daha sonraları Cicero tarafından “admirabilis urbs/hayranlık uyandıran” olarak tanımlanmıştır. İ.Ö. 44 yılında Augustus ve Agrippa Apollonia’da retorik/söz sanatı üzerine çalışırlarken, Caesar’ın ölümünü haber almışlar ve Roma’ya dönüp iktidarı yeniden ele almak için yerli halkın yardımını almışlardır. Kent, denizden 12 km uzaklıktadır ve Aoos Nehri’nin hemen sağ kıyısındaki konumu ile farklı kültürler için hem bir kavşak hem de bir sınır niteliği taşımaktadır: Illyrialılar, Makedonyalılar, Yunanlar ve Romalılar yüzyıllar boyunca bölgeyi iskan etmişlerdir.Domus, İ.S. 2-3. yüzyıllara tarihlenmektedir ve Adriyatik Denizi’nin doğusunda ve batısındaki “konut modası’nın” bağlantısını yansıtmaktadır. Arkeologlar tarafından odanın içinde bulunan Athena büstü nedeniyle domus literatürde “Athena Evi” ve kazı sırasında D kısmında bulunmuş olmasından dolayı da “D Evi” olarak bilinmektedir. Bu araştırmanın ilk amacı evin mimari ve dekoratif öğelerin analiz edilmesiyle kentin beğenilerinin anlaşılmasıdır. İkinci amaç ise ev sahibinin sosyal ve ekonomik olarak kendini temsil etme ihtiyacını ve burada çalışan zanaatkarların becerilerini anlayabilmektir.
, Sayfalar 23 - 38
Elda OMARI, Paolo BONINI
Bursa-Tophane Bölgesinde farklı tarihlerde sondaj ve arkeopark kapsamında yapılan kazılarda bulunan lüleler oldukça büyük bir buluntu gurubunu temsil etmektedir. Yapılan çalışmada 2015 yılı kazı sezonunda bulunan 68 adet lüle, gruplara ayrılarak incelenmiştir. Bu lülelerden 32 tanesinin çanak kısmı korunmuş, tam formu belirlenebilen ya da tüme yakın lülelerdir. Bunların içinde yuvarlak çanaklı, basık yuvarlak çanaklı, silindir çanaklı ve disk kaideli formlar mevcuttur. Bunların dışında 27 adet duman yolu parçası ile 9 adet çanak kısmına ait parça bulunmaktadır. Hisar buluntuları içinde “Tophane işi” başlığında tanıtılan örnekler disk kaideli, yuvarlak çanaklı, basık yuvarlak çanaklı formlar yoğunluk göstermektedir. Karşılaştırmalı örnekler ışığında lüle buluntuları 18. ve 19. yüzyıllara tarihlenmektedir.
Cilt 18 , Sayı 32 , Oca 2017 , Sayfalar 33 - 54
Filiz İNANAN, Derya ŞAHİN
Lizbon kentinde, Rua Cais de Santarém’de, 40-64 numaralı parseller arasında, kuzeyde Rua de São João daPraça ve doğuda Travessa de São João da Praça ile sınırlanan alanda, Sommer olarak bilinen eski ve oldukçageniş bir deponun temelleri üzerine inşa edilmesi planlanan Cais de Santarém isimli yeni bir otel çalışmalarıesnasında, Demir Çağı’ndan başlayarak 20. yüzyılın ilk yarısına kadar uzanan geniş bir zaman dilimini kapsayanve Lizbon kentinin zaman içerisindeki gelişimini benzersiz bir şekilde gözler önüne seren arkeolojik tabakalanmatespit edilmiştir. Roma kent konseptine ilişkin olarak iyi korunmuş odalara, boyalı duvar plasterlerineve mozaik döşemesine sahip bir domus tespit edilmiştir. Bu çalışmada, söz konusu yapı tanıtılacak olup, kazıçalışmaları, tabakalanma, mimari ve ikonografik özellikler tartışılacaktır.
, Sayfalar 335 - 346
Ricardo Ávila RIBEIRO, Vasco Noronha VIEIRA, Paulo REBELO, Nuno NETO
M.Ö. 6. yüzyılın 2. çeyreği ile birlikte Attika üretimi figürlü vazoların konu repertuvarında antroposentik konulara doğru belirgin bir geçiş gözlemlenir. Bu dönemden itibaren M.Ö. 5. yüzyıl ortalarına kadar Gigantomakhia, Iliupersis, Kentauromakhia ve Amazonomakhia Attika üretimi figürlü vazoların konu repertuvarında önemli bir yer tutar.  Öte yandan M.Ö. 4. yüzyılda Attika üretimi kırmızı figürlü vazolar üzerinde en çok tercih edilen mitolojik mücadele sahneleri Amazonomakhia, Geranomakhia ve Grypomakhia’dır. Mitolojik mücadele sahneleri 19. yüzyılın son çeyreğinden itibaren çeşitli şekillerde araştırmalara konu olmuştur. S.Colvin, F. Vian, D. v. Bothmer ve B. Schiffler gibi bazı araştırmacılar sahneleri ya da figürleri tipolojik olarak sınıflandırmışlar ve farklı dönemlerdeki tipolojik değişimlerine değinmişlerdir. Öte yandan F.B. Tarbell, T. Hölscher, M. Langner ve M. Mangold gibi diğerleri ise sahneleri anlamsal olarak değerlendirmişlerdir. Bu çalışmada araştırmalardaki farklı yaklaşımlar dikkate alınarak, mitolojik savaş tasvirlerinde sahne kompozisyonlarının ve figür ikonografilerinin farklı dönemlerde geçirdikleri değişim anahatlarıyla sunulmuştur. Sonuç bölümünde ise genel bir değerlendirme yapılarak araştırmadaki problemler ortaya konmuştur.
Cilt 18 , Sayı 32 , Oca 2017 , Sayfalar 259 - 285
Reyhan ŞAHİN
Antik colonia Augusta Emerita (Merida, İspanya) kenti, Roma İmparatorluğu’nun batısında yer alan önemlimozaik gruplarından birini göstermektedir. Ancak, Merida’daki mozaik üretimi ile ilgili olarak hem atölyelerinhem de tekniklerin ve stillerin gelişimleri göz önünde bulundurularak detaylı bir çalışma yapılması gerekmektedir.Bu makale, gezici ya da gezici olmayan Emerita atölyelerinin, İS 1. yüzyılın sonundan İS 5. yüzyıl’akadar olan süreçteki gelişimleri ile ilgili genel bir değerlendirme yapmayı amaçlamaktadır.
, Sayfalar 27 - 44
José María ALVAREZ MARTINEZ
Bu çalışmada, Roma Dönemi kenti Baetica’da bulunan tüm geometrik mozaiklerin, özellikle bunların kompozisyonununve geometrik tasarımının incelenmesini ve araştırılmasını yürütmekte olan iddialı bir araştırmaprojesinin önizlemesi sunulmaktadır. Bunlara ek olarak, bu araştırmanın eylem planı, metodu ve tekniği açıklanacakolup, şimdiye değin elde edilen sonuçlarla ilgili genel bir çerçeve çizilecektir. Roma Dönemi Baeticakentinin bölgesel sınırları içerisinde tespit edilen mozaiklerin sayıca çok olması ve uygulanan metodolojinedeniyle, bu araştırma konusunun giriftliğinden kaynaklanan sebepler nedeniyle çalışma yavaş bir biçimdeilerleme kaydetmektedir. Yine de, Baetica’da yer alan mozaiklerin yarısından çoğu kataloglanmış ve analizedilmiştir. Çalışmanın bulunduğu aşama ve çoğunluğu geometrik desenlerden oluşan mozaiklerin kataloğuyakın zamanda yayınlanmıştır (bknz. Vargas Vázquez 2014, íd. 2016).Bu çalışmada, Baetica’nın hem kırsal hem de kentsel alanlarında yer alan, oldukça değerli ve talep edilen biröğe olan Roma Dönemi mozaiklerinin önemi vurgulanacaktır. Bunun yanı sıra, çeşitli ve ilginç formlardakimozaikler, hem basit hem de karmaşık olarak yapılmış tasarımlar ve/veya kompoziyonlar, pek çok durumdapazarlanmış olan belirgin bir yaratıcılık, bireysellik ve orijinallik gibi konular aydınlığa kavuşturulmayaçalışılacaktır.
, Sayfalar 347 - 364
Sebastián VARGAS VÁZQUEZ
Batı Dağlık Kilikya bölgesinin kıyı kenti Antiochia ad Cragum’un en sağlam yapılarından biri olan BüyükHamam kompleksinin şu ana kadar açılan havuzlu avlu ve apsisli mekan (frigidarium?) bölümlerinin zeminlerimozaik döşemeyle kaplıdır. Apsisli mekan mozaiklerinin çok azı korunabilmiştir, havuzlu avlu mozaikleriise büyük ölçüde sağlam kalabilmiştir. Panolar ve bordürlerden oluşan bu mozaikler çok çeşitli geometrikrepertuara sahiptir. Burada görülen geometrik örüntülerle, Ortadoğu’dan İber Yarımadası’na kadar tümAkdeniz havzası içindeki Roma dönemi mozaiklerinde karşılaşılır. Bununla birlikte, İS 3. yüzyıla tarihli havuzluavlu mozaiklerinin hem motif, hem teknik açıdan en yakın benzerlerine başta Kilikya bölgesi olmak üzereAnadolu’da rastlamak mümkündür.
, Sayfalar 83 - 100
Birol CAN