Arama Sonucu: 1495 Aranan: Greek-Orthodox
Bu çalışmanın amacı, Çocuklar ve Gençler için Fiziksel Benlik Algısı Envanteri’nin (The Children and Youth Physical Self-Perception Profile, CY-PSPP) yapı (bilinen gruplar arası fark) ve ölçüt bağıntılı (fiziksel aktivite düzeyi ve CY-PSPP alt boyut ilişkisi) geçerliğini sınamaktır. Çalışmaya 399 erkek (Xyaş=12.34 + 1.09 yıl) ve 418 kız (Xyaş=12.38 + 1. 10 yıl) toplam 817 öğrenci (Xyaş=12.36 « 1.09 yıl) gönüllü olarak katılmıştır. Katılımcılara, “Çocuklar ve Gençler için Fiziksel Benlik Algısı Envanteri" ile ”Fiziksel Aktivite Düzeyi Anketi" uygulanmıştır. Çocuklar ve Gençler için Fiziksel Benlik Algısı Envanteri'nin yapı geçerliği Çok Yönlü Varyans Analizi (MANOVA) ile sınanırken, CY-PSPP’nin alt boyutları ile katılımcıların fiziksel aktivite düzeyleri arasındaki ilişki Pearson korelasyon analizi kullanılarak incelenmiştir. Kızlar ve erkek öğrenciler için ayrı ayrı yapılan MANOVA analiz sonuçları, sporcu olan ve olmayan, fiziksel aktiviteye katılan ve katılmayan, düşük ve yüksek fiziksel aktivite grubunda yer alan öğrencilerin fiziksel benlik algısı puanlarında istatistiksel olarak anlamlı fark olduğunu odaya koymuştur (p<01). Bunun yanı sıra, Pearson korelasyon analizi sonuçları, kızlarda MET değerleri ile fiziksel benlik algısının sportif yeterlik, vücut çekiciliği, kuvvet ve fiziksel kondisyon alt boyutları arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif ilişki olduğunu gösterirken; erkeklerde MET değerleri ile sportif yeterlik, kuvvet ve fiziksel kondisyon alt boyutları arasında anlamlı ilişki olduğunu ortaya koymuştur (p<. 01). Sonuç olarak, Çocuklar ve Gençler için Fiziksel Benlik Algısı Envanteri’nin yapı ve öIçüt bağıntılı geçerliğinin yapılan analizlerle desteklendiği söylenebilir.
Cilt 14 , Sayı 2 , Oca 2009 , Sayfalar 3 - 12
Atahan ALTINTAŞ, Emine ÇAĞLAR, F. Hülya AŞÇI, Bengü GÜVEN KARAHAN, Murat UYGURTAŞ
Bu çalışmanın amacı, Raedeke ve Smith (2001)tarafından geliştirilen “Sporcu TükenmişlikÖlçeği”nin Türkçe versiyonunun geçerliği vegüvenirliğinin test edilmesidir. Bu amaç doğrultusunda“Sporcu Tükenmişlik Ölçeği” 79 kadın, 128erkek olmak üzere toplam 207 (Ortyaş: 20.57 􀁲 3.62)sporcuya uygulanmıştır. Sporcu Tükenmişlik Ölçeği15 madde ve 3 alt boyuttan (Azalan Başarı Hissi,Duygusal/Fiziksel Tükenme ve Duyarsızlaşma) oluşmaktadırve 5’li Likert tipinde değerlendirilmektedir.Verilerin analizinde, yapı geçerliğine ilişkin olarakdoğrulayıcı faktör analizi (DFA) ve iç tutarlığınbelirlenmesi için ise Cronbach Alfa güvenirlik analizikullanılmıştır. Bununla birlikte, Sporda GüdülenmeÖlçeği ve Kendini Fiziksel Algılama Envanteri ileyakınsak geçerlik; Maslach Tükenmişlik Ölçeği ile deeş zamanlı geçerlik test edilmiştir. Yapı geçerliğineilişkin bulgular, orijinal anketin üç faktör yapısıylatutarlıdır [SB-􀁆2 (df = 66) = 185.70, RMSEA = 0.06,SRMR = 0.05, NFI = 0.92, NNFI= 0.94, CFI = 0.96, GFI= 0.92]. İç tutarlık katsayılarının ise 0.75 ile 0.87 arasındadeğiştiği belirlenmiştir. Eş zamanlı geçerlik içinyapılan analiz sonucunda Sporcu Tükenmişlik Ölçeğialt boyutları ile Maslach Tükenmişlik Ölçeği’ne ait altboyutlar arasındaki korelasyon değerlerinin anlamlıolduğu görülmüştür (p<.01). Yakınsak geçerlik analiziiçin ele alınan içsel güdülenme, güdülenmeme vesportif yeterlik alt boyutları ile Sporcu TükenmişlikÖlçeği’nin alt boyutları arasındaki ilişkinin de anlamlıolduğu (p<.01); ancak dışsal güdülenme alt boyutu ileanlamlı bir ilişki olmadığı görülmüştür (p>.01).BulgularSporcu Tükenmişlik Ölçeği’nin Türkçeye uyarlamasınınsporcuların hangi boyutlarda tükenme yaşadıklarınıbelirlemek için yeterli düzeyde psikometrik özellikleresahip olduğunu göstermiştir.
Cilt 27 , Sayı 4 , Oca 2016 , Sayfalar 150 - 161
SELEN KELECEK, FEYZA MERYEM KARA, F. Zişan KAZAK ÇETİNKALP, F. Hülya AŞÇI
Bu çalışmanın amacı; 11-14 yaş grubu çocukların sosyo-demografik özellikleri, motor performans düzeyleri ile yaşam kaliteleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Çalışmanın örneklemini Uşak ilinde öğrenim gören 11-14 yaş arası 65 kız (X̅:12.36±1.03) ve 57 erkek (X̅:12.24±1.13) olmak üzere toplam 122 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmaya katılan çocukların yaşam kalitelerinin belirlenebilmesi için bireylere Kid-KINDL 8-12 Yaş Çocuk Yaşam Kalitesi Ölçeği ve Kiddo-KINDL 13-16 Yaş Ergen Yaşam Kalitesi Ölçeği testleri uygulanmıştır. Motor beceri düzeyleri ise Bruininks-Oseretsky Motor Yeterlilik Testi (BOT-2/Kısa Form) ile değerlendirilmiştir. İstatistiki testlerin incelenmesinde Windows SPSS IBM istatistik programı kullanılmıştır. Sonuç olarak; 11-14 yaş grubu çocukların sosyo-demografik özellikleri, motor performans düzeyleri ve yaşam kaliteleri arasında ilişki olduğu ve bu faktörlerin birbirlerini etkilediği belirlenmiştir. 
Cilt 19 , Sayı 1 , Oca 2017 , Sayfalar 41 - 56
Elif TOP, Mehmet YILDIZ
Bu çalışmanın amacı 12 – 14 (=13,05+0,75 yıl) yaş arası çocukların fiziksel aktivite düzeyleri ile beslenme davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmaya İstanbul ili Kartal ve Maltepe ilçelerinde bulunan iki devlet okulunda okuyan 436 (222 kadın, 214 erkek) öğrenci gönüllü olarak katılmıştır. Fiziksel aktivite düzeyini belirlemede Kowalski ve ark. (2004) tarafından geliştirilen, (Physical Activity Questionnaire for Older Children), Sert ve Temel (2014) tarafından Türk toplumuna uyarlanan Çocuklar için Fiziksel Aktivite Soru Formu kullanılmıştır. Beslenme davranışının belirlenmesinde Edmundson ve ark. (1996) geliştirdiği, Öztürk ve Erdoğan (2010) tarafından Türk çocuklarına uyarlanan Beslenme Davranış Ölçeği kullanılmıştır. İstatistiksel analizde, aritmetik ortalamalar () ve standart sapmalar (SS) belirlenmiş, Pearson korelasyon katsayısı kullanılarak ortalamalar arasında ilişkiye bakılmış ve anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edilmiştir Fiziksel aktivite düzeyi ortalama puanı, tüm çocukların 26,12+6,74 puanla orta aktif düzeyde olduğu bulunmuştur. Cinsiyet açısından incelendiğinde, kadınların 25,57+ 6,94 puan ve erkeklerin 26,68+6,49 puanla orta aktif düzeyde olduğu görülmüştür. Beslenme davranışları ise tüm çocukların 1,28+5,45 puanla orta düzeyde olduğu, cinsiyete göre bakıldığında, kadınların 1,64+5,61 puan ve erkeklerin 0,91+5,28 puanla orta düzeyde beslenme davranışı sergiledikleri bulunmuştur. Tüm çocukların fiziksel aktivite seviyesi ve beslenme davranışı arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur (p< 0.001). Kadın ve erkek olarak ayrı ayrı bakıldığında, kadınlarda (p< 0.001) ve erkeklerde (p< 0.01) de fiziksel aktivite ile beslenme davranışı arasında anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur. Çocukların fiziksel aktivite seviyeleri arttıkça beslenme alışkanlığının da daha sağlıklı besinlere yöneldiği söylenebilir. 
Cilt 7 , Sayı 3 , Oca 2017 , Sayfalar 34 - 43
Kübra Keskin, Arzu Çubuk, Doç.Dr. Ufuk Alpkaya, Yonca Öztürk
Amaç: Bu çalışma; 12 haftalık egzersiz programının, Atipik otizmli çocukların kaba motor beceri düzeylerine etkisini tespit etmek amacıyla yapılmıştır.Materyal ve Yöntem: Çalışmaya; Atipik otizm tanısı konulan 14 erkek çocuk (yaş ortalamsı; 10.07±0.25 yıl, ağırlık 24.97±0.64kg, boy 126.79±1.33cm) katılmıştır. Katılımcılar, sıralı yöntem kullanılarak iki grup oluşturuldu. I. grup: Otizm Egzersiz Grubu (OEG, n=7), II. grup: Otizm Kontrol Grubu (OKG, n=7) olarak belirlendi. Çalışmada; Bruininks-Oseretsky Kaba Motor Yeterlilik Testi (BOT2) parametrelerinden koşma hızı ve çeviklik, denge, bilateral koordinasyon ve kuvvetle ilgili testler uygulandı. Egzersiz grubundaki çocuklara, 12 hafta süreyle haftada 3 gün, günde 60dk. ipucunun giderek azaltılmasıyla öğretim tekniği kullanılarak egzersiz programı uygulandı. Verilerin analizinde Wilcoxon Eşleştirilmiş İki Örnek Testi ve Mann-Whitney U testi kullanıldı. Anlamlılık düzeyi olarak p<0.05 olarak seçildi.Bulgular: Egzersiz grubunun kaba motor beceri (BOT2) testlerin, ön-son test verilerinin istatistiksel karşılaştırılması sonucunda; koşma  hızı ve çeviklik (p=0.017), denge I (p=0.023), denge II (p=0.014), ayakta durarak uzun atlama (p=0.016) testlerinin, sonuçları, son test lehine istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu görüldü. Bilateral koordinasyonun ön ve son test verileri arasında ise anlamlı fark görülmedi (p>0.05). Ayrıca kontrol grubunun ön-son  test verilerinin istatistiksel olarak karşılaştırılması sonucunda fark görülmedi (p>0.05).Sonuçlar: Düzenli yapılan egzersizlerin Atipik otizmli çocukların, kaba motor beceri parametrelerinin gelişimine önemli katkı sağlayabileceğini vurgulayabiliriz.
Cilt 1 , Sayı 1 , Oca 2015 , Sayfalar 51 - 62
Ersin Arslan, Gonca İnce
Yapılan bu çalışmanın amacı, dayanıklılık antrenman metotlarından yaygın interval antrenmanın 13-14 yaş grubu basketbolcuların aerobik güç (maks. V02), istirahat kalp atım sayısı (IKAS), anaerobik güç, vücut yağ yüzdesi ve bazı kan parametrelerine etkisini araştırmaktır. Çalışmaya 24 erkek basketbolcu gönüllü denek olarak katıldı. Denekler random metodu ile iki gruba ayrılarak, deney (n=12)ve kontrol (n = 12) gruplarını oluşturdular. Deney grubundaki sporcular hedef kalp atım sayısının (H.KAS )%60 yüklenme şiddeti ile 10 hafta süre ile haftada 3 gün olmak üzere interval antrenmana tabi tutuldular. Bütün ölçümler antrenman programından bir hafta önce ve bir hafta sonra ön ve son test olarak yapıldı. İstatistiksel analizler, aritmetik ortalama ( X), standart sapma (SD)ve paired t-testi ile yapıldı. Çalışmanın sonucunda, interval antrenman grubunun boy uzunluğu, maks V02, anaerobik güç, vücut yağ yüzdesi, hemoglobin, lökosit ve eritrosit değerlerinde anlamlı değişiklikler kaydedilmiştir.
Cilt 4 , Sayı 4 , Oca 1999 , Sayfalar 12 - 20
Emre EROL, İbrahim CİCİOĞLU, Atilla PULUR
Bu çalışmanın amacı, 13-18 yaş grubu, orta öğretim kurumlarında okuyan, spor yapan ve spor yapmayan erkek öğrencilerin fiziksel, fizyolojik ölçüm sonuçları karşılaştırılarak, sporun fiziksel ve fizyolojik özellikler üzerindeki etkilerim tespit etmektir. Bu araştırmaya toplam 123 öğrenci katılmıştır. Öğrenciler (13-14), (15-16), (¡7-18) yaş, deney (n-ll) ve kontrol (n*30) gruplarına ayrıldı. Deney ve kontrol grubu öğrencilerin fiziksel ve fizyolojik ölçüm sonuçları karşılaştırıldı. İstatistik analizler t testi ile gerçekleştirildi. Deney ve kontrol gruplarının kilo, barfiks, paralel 6 dakika koşu, sınav, mekik, durarak uzun atlama, dikey sıçrama ve esneklik ortalamaları arasındaki fark p < 0.01 seviyesinde anlamlı bulunurken, yaş, boy ve vücut yağ yüzdesi ortalamaları arasındaki fark anlamlı bulunmamıştır. (P>0,05). 13-14 yaş deney ve kontrol grubu sol pençe kuvveti ile 17-18 yaş deney ve kontrol grubu sağ pençe kuvveti ortalamaları p < 0,05 anlamlılık seviyesinde bulunmuştur.
Cilt 2 , Sayı 2 , Oca 1997 , Sayfalar 31 - 38
Latif AYDOS, Recep KÜRKÇÜ
Bu çalışmanın amacı, 14-16 yaş grubu yüzücülerin antropometrik özellikleri ile 50 metre sırtüstü stil yüzme performansları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu çalışmaya düzenli olarak yüzme çalışmaları yapan 11 erkek (yaş 14,91±0,94 yıl, boy 1,71±0,10 m, vücut ağırlığı 63,11±12,52 kg, spor yaşı 5,36±1,43 yıl) ve 5 kız (yaş 15,04±0,89 yıl, boy 1,64±0,03 m, vücut ağırlığı 55,60±3,91 kg, spor yaşı 6,4±0,89 yıl) toplam 16 sporcu gönüllü olarak katıldı. Araştırmaya katılan sporcuların vücut ağırlığı, boy uzunluğu, kol boyu uzunluğu, kulaç uzunluğu, bacak uzunluğu, el uzunluğu, el genişliği gibi antropometrik ölçümleri yapıldı ve 50 metre sırtüstü stil yüzme dereceleri ölçüldü. Verilerin istatistiksel analizi SPSS 23.0 istatistik programı kullanılarak spearman korelasyon analizi ile değerlendirildi ve anlamlılık düzeyi olarak p<0,05 değeri alındı. Araştırma sonucunda; kız yüzücülerin 50 metre sırtüstü yüzme dereceleri ile vücut ağırlığı (r=-0,872; p<0,05) ve humerus çevre (r=-0,975; p<0,01) ölçümleri arasında, erkek yüzücülerin ise 50 metre sırtüstü yüzme dereceleri ile femur çevre (r=-0,626; p<0,05), humerus çap (r=-0,740; p<0,01), humerus çevre (r=-0,671; p<0,05) ve vücut kitle indeksi (r=-0,609; p<0,05) değerleri arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişkiler olduğu tespit edildi. 
Cilt 7 , Sayı 2 , Oca 2017 , Sayfalar 13 - 26
Selami Yüksek, Eda Gonca Akpınar, Vedat Ayan, Cengiz Ölmez
Bu araştırmanın amacı; 8 haftalık çabuk kuvvet ve pliometrik antrenman programının 15-16 yaş erkek basketbolcuların bazıfiziksel ve fizyolojik parametrelerine etkilerini tesbit etmektir. Araştırmaya, çabuk kuvvet çalışma grubu olarak 15 sporcu, pliometrik çalışma grubu olarak 15 sporcu ve kontrol grubu olarak 15 sporcu olmak üzere,basketbol oynayan toplam 45 sporcu katılmıştır. Deney grupları8 hafta süre ile haftada 3 gün çabuk kuvvet ve pliometrik çalışmalarıile birlikte teknik antrenman yaptılar. Kontrol grubu haftada 3 gün teknik antrenman yaptı. Deneklerin fiziksel ve fizyolojik parametreleri bilimsel geçerliliği kabul edilmiş laboratuar ve alan testleri ile belirlendi. Deneklerden elde edilen sonuçlara ait ön test ve son testlerin aritmetik ortalama (x), standart sapma (sd) ve yüzdelik değişimlerine bakıldı. Ortalamalar arasındaki farkın anlamlıolup olmadığıbağımlıve bağımsız grublar için t–testi varyans analizi ile kontrol edildi. 8 haftalık antrenman programısonucunda, çabuk kuvvet antrenmanlarıuygulanan grubun ‹KAS, dikey sıçrama, yatay sıçrama, 30 m. sürat, anaerobik güç, 20 m. mekik, vücut yoğunluğu, vücut yağ yüzdesi ve yağsız vücut ağırlığıdeğerlerinde anlamlıdeğişimler olmuştur (P<0.01). Vücut ağırlığındaki anlamlıdeğişiklik P<0.05 düzeyindedir. Esneklik değerinde ise anlamlıdeğişiklik gözlenmemiştir.(P<0.05).   
Cilt 8 , Sayı 1 , Oca 2003 , Sayfalar 41 - 52
Suat ÖZTİN, Emre EROL, Atilla PULUR
Bu çalışmanın amacı; 8 hafta farklı türde uygulanan çabuk kuvvet antrenmanlarının 15-17 yaş erkek basketbolcuların bazı fiziksel ve fizyolojik parametrelerine etkilerini tespit etmektir. Araştırmaya 12 ek ağırlık ile, 12 kendi vücut ağırlığı ile çalışan ve 12 kontrol grubu olmak üzere 36 kişi katılmıştır. Deney grupları 8 hafta süresince haftada 3 gün çabuk kuvvet ile birlikte teknik antrenman yapmışlardır. Kontrol grubu ise haftada 3 gün teknik antrenman yapmıştır. Deneklerden elde edilen veriler; ön ve son testlerin aritmetik ortalamaları (x), standart sapmaları (SS), yüzde değişimleri (%) tek yönlü varyans analizi testi ile SPSS 10.0 paket programında istatistiksel olarak değerlendirilmiştir. Bu çalışmanın sonucunda, vücut yağ yüzdesi kendi vücut ağırlığı ile çalışan grupta kontrol grubuna göre anlamlı derecede değişim göstermiştir (p<0.05). Kendi vücut ağırlığıyla ve ek ağırlık kullanarak çalışan gruplar arasında dikey sıçrama ve durarak çift ayak uzun atlama değerleri açısından anlamlı farklılık tespit edilmemiştir (p>0.05). Dikey sıçrama performansı ek ağırlıkla çalışan grupta, kontrol grubuna göre anlamlı bulunmuştur (p<0.05). Durarak uzun atlama testinde hem kendi vücut ağırlığı ile hem de ek ağırlıkla çalışan grubun değerleri kontrol grubuna göre anlamlı değişim göstermiştir (p<0.05). Sağlık topunu çift elle öne atma test sonuçlarına göre ek ağırlık kullanılarak çalışan grubun değerlerindeki değişim, kendi vücut ağırlığı ve kontrol grubuna göre anlamlı bulunmuştur (p<0.05). istirahat kalp atım sayısı, çift ayak kasaya sıçrama, 30 m sürat ve 30 sn mekik değerlerindeki değişimlerde anlamlı fark tespit edilmemiştir (p>0.05).
Cilt 9 , Sayı 4 , Oca 2004 , Sayfalar 51 - 62
Zekeriya ÇELİK, Atilla PULUR
Giriş:filan falanGereç ve Yöntemler ffhfhfgfddfSonuç: fgfgfhdfhfTartışma: fgdfgdrgdrgdrgdh
, Sayfalar 1 - 4
Didem Aydan
Bu çalışmanın amacı 18-25 yaş grubu sağlıklı sedanter erkeklerde aktif ve pasif sigara içmenin a) fiziksel performansa, b) reaksiyon zamanına, c) solunum fonksiyonlarına ve d) soluk havası ve kan CO ve COHb seviyelerine akut dönemde etkilerini incelemektir. Ortaya çıkan sonuçlar göstermiştir ki bir saat süreyle 30-35 ppm CO yoğunluğundaki sigara dumanına maruz kalan pasif içici gruptaki fiziksel performans düşüklüğü aynı süre zarfında odada bulunarak sigara içen ve dumana maruz kalan aktif içiciler grubuna göre daha yüksektir. Eşleştirmeli t-test sonuçlarından çıkan diğer sonuçlara göre de hem aktif hem de pasif sigara içimi sonucunda bireylerin reaksiyon zamanlarında %7'lik (p < 0.05) bir yavaşlama söz konusudur. Bu sonuçlara göre barlar, kafeteryalar gibi kapalı alanda sigara içimini yoğun olduğu yerlerde bir saat ve fazla süreyle bulunmanın kişilerin fiziksel performansında düşüşe, reaksiyon zamanlarında yavaşlamaya, nefes ve kan CO ve COHb seviyelerinde de %50'den (p < 0.01) fazla bir artışa yol açabildiğini söylemek mümkündür.
Cilt 13 , Sayı 2 , Oca 2008 , Sayfalar 3 - 12
BARIŞ SÖZERİ, ÖZKAN ALTUN, MECİDE TÜZÜN, FEZA KORKUSUZ, AYSEL ATIMTAY
Araştırmada, 8-11 Eylül 1995 tarihleri arasında Kütahya İli Dumlupınar Kapalı Spor Salonun­ da A Millî Takımlar seviyesinde yapılan, Badminton Balkan şampiyonasına katılan milli sporcu­ ların reaksiyon zamanları ölçülmüş ve diğer Balkan ülkeleri milli sporcuların reaksiyon zaman­ ları ile mukayesesi yapılmıştır. Şampiyonaya Türkiye, Romanya, Bulgaristan, Yugoslavya ve Yunanistan olmak üzere beş Balkan Ülkesi katılmıştır. Türkiye, A Grubu 4 bayan, 4 erkek 8 spor­ cu ve B Grubu 4 bayan, 4 erkek 8 sporcu olmak üzere toplam 16 sporcuyla, Romanya 4 bayan, 4 erkek, toplam 8 sporcuyla, Bulgaristan 4 bayan, 4 erkek toplam 8 sporcuyla, Yugoslavya 3 bayan, 3 erkek toplam 6 sporcuyla ve Yunanistan 2 bayan, 2 erkek toplam 4 sporcuyla şampiyonaya katılmışlardır. Şampiyonada 42 sporcu yarışmışdır. Şampiyonaya katılan milli sporcuların müsabaka döneminde NELSON REAKSİYON ZAMANI ÖLÇEĞİ (Çeneli) kullanılarak, reak­ siyon zamanları ölçülmüştür. Sonuç olarak; galip gelen sporcuların ve şampiyon olan takımın reaksiyon zamanlarının (uyarının başlama zamanı ile tepkinin başladığı zaman aralığında geçen süre) kısa olduğu görülmüştür. (P < 0, 05)
Cilt 1 , Sayı 2 , Oca 1996 , Sayfalar 11 - 17
Seydi Karakuş, Veysel Küçük, Hürmüz Koç
Ağustos 1997 tarihinde Trabzon'da yapılan Genç Erkekler Hentbol Dünya Şampiyonası sırasında oynanan tüm maçların teknik değerlendirmesi yapılar tüm şampiyonaya ilişkin değerler belirlenmiştir. Boy ve vücut ağırlığına ilişkin veriler, şampiyonaya katılan takımların kendi milli federasyonları tarafından ölçülen ve turnuva öncesinde organizasyon komitesine verilen listelerden, teknik etkinlik düzeylerine ilişkin veriler ise el notasyon yöntemi ile müsabakalar sırasında alınan notlardan ve bu notların video kayıtları ile karşılaştırılmasından elde edilmiştir. Elde edilen veriler Microsoft Exel paket programına yüklenerek minumum, maksimum ve ortalama değerler elde edilmiştir.Verilerin incelenmesi sonucunda, oyuncular için minumum 179 cm, maksimum 193 cm ve ortalama 188.1 cm boy değeri; vücut ağırlığında ise minimum 75 kg, maksimum 90 kg ve ortalama 85 kg olarak belirlenmiştir. Kalecilerin boy uzunluğu değerlerinde minimum 180.5 cm, maksimum 200 cm ve ortalama 189.9 cm, vücut ağırlığında ise minimum 80.6 kg, maksimum 91.5 kg ve ortalama 86.8 kg olarak belirlenmiştir.Teknik etkinliğin belirlenmesine ilişkin verilerin analizden oyuncular için minimum %44, , maksimum %65ve ortalama %54 elde edilirken, kaleciler için minimum %22, maksimum %47 ve ortalama %34 teknik etkinlik puanı bulunmuştur. Oyuncular en fazla golü %46 ile yakın atış bölgesinden ve en az gölü ise %10 ile yedi metre atışlarından elde etmişlerdir. Kaleciler ise en fazla kurtaşırı% 42 ile uzak atış bölgesinde ve en az kurtarışı da %6 ile yedi metre bölgesinde gerçekleştirmişlerdir. Elde edilen bulgular değerlendirildğinde, oyuncu ve kalecilerin son yıllarda teknik ve fiziksel gelişmelerinde artış olduğu ve ayrıca gölün elde edilmesinde bireysel hareketlerden daha çok kombine hareketlerin ön palana çıktığı sonucuna varılmıştır.
Cilt 4 , Sayı 1 , Oca 1999 , Sayfalar 29 - 40
Yaşar SEVİM, Kenan SİVRİKAYA, Frantisek TABORSKY
Bu çalışma, 2002–2003 sezonu deplasmanlı Türkiye voleybol 1. liginde oynayan bayan sporcuların menstruel durumlarını değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2002–2003 sezonu deplasmanlı Türkiye voleybol 1. liginde oynayan toplam 168 bayan sporcu oluşturmaktadır. Örneklemini ise 2002-2003 sezonu deplasmanlı Türkiye voleybol 1. liginde müsabakalara katılan ve random yöntemiyle seçilen toplam 56 bayan sporcu oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak sporcuların demografik bilgilerini ve menstruel durumlarını belirlemeye yönelik 37 sorudan oluşan bir anket uygulanmıştır. Anketlerden elde edilen verilerin iki ya da daha çok değişkene ilişkin frekans dağılımları çıkarılmış, spora başlama yaşı ile menstruel siklus düzeni ve antrenman sıklığı (saat/hafta, gün/hafta) ile spordan kaynaklanan menstruel problem ve menstruel siklus düzeni arasındaki ilişkiler için chi kare testi uygulanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde ve hesaplanmış değerlerin bulunmasında "SPSS 10.0" istatistik paket bilgisayar programı kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, sporcuların fiziksel özellikleri yaş, vücut ağırlığı ve boy uzunluğu olmak üzere sırasıyla 22,66±4,96 yıl, 68,07±6,32 kg, 181,85±5,56 cm olarak tespit edilmiştir. Voleybolcuların antrenman sıklıkları ile (gün/hafta), (saat/hafta) menstruel düzen durumları arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır (χ2=0,054, p>.05, χ2=3,73, p>.05). Sporcuların antrenmana başlama yaşları ile menstruel düzen durumları arasında anlamlı bir ilişki tespit edilememiştir (χ2=4,33, p>.05). Voleybolculardan menstruasyonun sportif aktivi-teyi fiziksel olarak etkilediğini belirtenlerin oranı %32,1, psikolojik olarak etkilediğini belirtenler %44,7 ve hiç etkilemediğini belirtenlerin oranı %23,2 olarak tespit edilmiştir. Sporcularda amenore ve oligomenore oranı %30,8 olarak belirlenmiştir. Sonuç olarak bayan voleybolcularda, sporun menstruel periyodu değiştirmediği ve menstruasyonun sportif aktiviteyi daha çok psikolojik olarak etkilediği söylenebilir.  
Cilt 10 , Sayı 1 , Oca 2005 , Sayfalar 51 - 64
Filiz Fatma ÇOLAKOĞLU, Banu CAN, Gülfem ERSÖZ
Bu araştırmada, 2004 Atina Olimpiyatlarında yer alan Badminton müsabakalarının genel bir analizini yapmak amacı ile katılan sporcuların fiziksel özellikleri, ülke ve madalya kazanımı dağılımları, ortalama maç ve ralli süreleri ve ralli vuruş sayıları incelenmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak 2004 Atina Olimpiyat Oyunlarının resmi internet sayfası kullanılmıştır. Bu sayfada müsabakalar süresince yayınlanan toplam 106 müsabaka sonuç ve analizleri değerlendirmeye alınmıştır. Araştırmaya 36 ülkeden olimpiyat vizesini almış, boy ortalamaları 168,30 ± 6.22 cm, yaş ortalamaları 25.59 ± 3.77 yıl olan 76 bayan sporcu, boy ortalamaları 179.13 ± 6.33 cm, yaş ortalamaları 26.24 ± 3.55 yıl olan 86 erkek sporcu dahil edilmiştir. Verilerin tanımlayıcı istatistik analizleri (aritmetik ortalama, standart sapma, minimum ve maksimum değer, yüzde dağılım) SPSS 11,0 for Windows programı kullanılarak yapılmıştır. Sonuç olarak; toplam ortalama maç süreleri tekler ve çiftler kategorilerinde sırasıyla; bayanlar 38.36 ± 15.43 dk, 51.09 ± 24.54 dk, erkekler 51.58 ± 19.43 dk, 46.67 ± 14.69 dk olarak belirlendi. Karışık çiftlerde ise bu süre 46.94 ± 22.62 dk olarak tespit edildi. En uzun ralli süreleri ortalaması tek bayanlarda ve erkeklerde sırasıyla 27.17± 5.50 sn., 29.95 ± 6.38 sn., çift bayanlar, çift erkekler ve karışık çiftler kategorilerinde sırasıyla; 43.62 ± 15.08 sn, 24.40 ± 7.61sn. 22.08±5.89 sn’dir. En yüksek ralli vuruş sayısı ortalama 48.53 ± 15.55 vuruşla çift bayanlar maçlarında meydana gelirken bunu sırasıyla tek erkekler (30.86 ± 5.87), çift erkekler (30.57± 9.24), karışık çiftler (27.62 ± 6.03) ve tek bayanlar (24.75 ± 4.37) kategorileri izlemiştir.  
Cilt 10 , Sayı 4 , Oca 2005 , Sayfalar 49 - 58
Ömer ŞENEL, Hüseyin EROĞLU
Bu çalışmanın amacı, 2012-2013 futbol sezonunda Türkiye Spor Toto Süper Liginde mücadele etmiş ve sezon sonundaki lig sıralamasına göre ligin ilk altı ve son üç takımı olmak üzere toplam 9 profesyonel futbol takımının 34 hafta boyunca oynadığı 306 resmi lig maçının şut, pas ve orta sayılarını belirlemek ve lig sıralamasına etkisinin olup olmadığını incelemektir. Çalışmada kullanılan veriler, MATHBALL maç analiz programı kullanarak analiz hizmeti sunan tr.matchstudy.com adlı internet sitesinden izin alınarak elde edilmiştir. Verilerin analizinde SPSS 21 paket programı kullanılmış Kolmogorov-Smirnov testi ile normal dağılım göstermediği tespit edilmiştir. Gruplar arası istatistikî karşılaştırmalarda Kruskal-Wallis, ikili karşılaştırmalarda ise Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre 9 takımın sezon boyunca toplam 306 müsabakada, maç başına 13,02±5,02 ortalama ile şut çekildiği ve olumlu şutların ortalaması 5,50±2,69 iken olumsuz şut ortalaması 7,52±3,55 olarak hesaplandı. Takımların yaptığı pas sayı incelendiğinde ise 361,20±84,80 ortalama ile oynandığı ve bunların 310,43±81,34 olumlu iken 50,64±10,21 olumsuz pas olduğu belirlendi. Araştırmanın bir diğer parametresi olan orta sayılarında ise ortalama değerlerin sırasıyla 15,30±6,93, 3,15±2,20 ve 12,15±5,64 olduğu tespit edilmiştir. 2012-2013 Spor Toto Süper Lig takımlarının sıralamaya göre toplam “Şut”, “Pas” ve “Orta” değerleri karşılaştırmasında anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir (p<0,05). Şut ve pas ortalama sayı değerlerindeki anlamlı farklılıkların ligin ilk üç takımı lehine olduğu görülmüştür. Yani ligin ilk sıralarındaki takımların alt sıralardaki takımlara göre daha fazla şut ve pas yaptıkları tespit edilmiştir. Ancak bu durum orta sayısı değerlerinde farklılık göstermiştir. Yani ligin son üç takımı daha fazla orta değerine sahip olduğu görülmüştür.  Sonuç olarak şut, pas ve orta sayılarının lig sıralamasını etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Bu bağlamda antrenörlerin bu bilgiyi dikkate alarak oyuncularına gerekli uyarıları yapması ve galibiyete ulaşmak için gerekli taktiksel çalışmalarına yön vermesi açısından önemlidir. Takımların üst sıralarda ligi bitirmeleri için sadece orta değil şut ve pas sayılarını arttırması gerekmektedir.
Cilt 19 , Sayı 2 , Oca 2017 , Sayfalar 78 - 88
Özgür BOSTANCI, Şaban ÜNVER, Menderes KABADAYI, Kenan ŞEBİN, Mehmet İMAMOĞLU
Bu çalışmanın amacı, otizmli çocuklarda farklı egzersiz eğitimlerinin sportif performansa etkilerini araştırmaktır. Çalışmaya 40 otizmli çocuk alınmıştır. Otizmli öğrencilerimizin ortalama değerleri yaş; 6,44±1,10 yıl, otizm derecesi; 53,97±21,56, boy; 108,23±13,07 cm, kilo; 26,31± 5,89 kg olarak tespit edilmiştir. Tüm olgulara, Bruininks- Oseretsky Motor Yeterlilik Testi değerlendirmeleri yapılmıştır. Egzersiz becerileri 8 hafta boyunca, haftada 3 gün ve günde 45 dakika süre ile yanlışsız öğretim yöntemlerinden biri olan “ipucunun giderek azaltılmasıyla öğretim” tekniği kullanılarak uygulanmıştır. Her iki grubun, eğitim öncesi ve sonrası test sonuçları karşılaştırıldığında, denge motor yetenek ve fiziksel uygunluk test sonuçları arasında istatistiksel olarak p<.001 düzeyinde anlamlı fark bulunmuştur. Söz konusu farklılık ön test lehine gerçekleşmiştir. Grup uygulamaları sonunda kişiler beceri testi zorlaştıkça performans anlamlı biçimde azalmıştır. Ancak eğitim sonrası, gruptaki olguların sportif performansı %60 artmıştır. Çalışma sonunda egzersiz programının sportif performansı ve fiziksel uygunluğu geliştirdiği saptanmıştır. Bu egzersizlerin stereotip davranışları azaltma konusunda da olumlu sonuç verdiği belirlenmiştir. Ülkemizdeki otizm, öğrenme güçlüğü tanılı özel gereksinimi olan çocukların sayısı ve bu çocukların fiziksel aktiviteye katılım fırsatlarının yetersizliği dikkate alındığında, özel eğitim uzmanında yer aldığı farklı disiplinlerle birlikte spor fizyoterapistleri, egzersiz ve spor yapmaya olanak tanıyacak daha çok etkinlik planlamalı ve düzenlemelidir. Bu çalışma sonuçları, sistematik olarak yapılan uzun süreli egzersiz programının, otistik çocuklarda motor performansı ve fiziksel uygunluğu geliştirdiği göstermiştir.
Cilt 7 , Sayı 2 , Oca 2017 , Sayfalar 50 - 58
Burçak Keskin, Öğretim Görevlisi Ecem Hanbay, Yüksek Lisans Melike Kalyoncu
nsanlar çocukluğundan yaşlılığına kadar farklı gelişim evrelerinden geçer. Bu evreler içerisinde bazı fizyolojik değişimler görülür. Bu değişimler bireyden bireye farklılıklar göstermektedir. Özellikle ilerleyen yaşlarda beslenme düzeninin bozulması ve hareketsizlik sonucu şişmanlık ortaya çıkmaktadır. Bunun yanı sıra menopoz dönemi de kadınların vücut ölçü oranlarında değişiklik meydana getirmektedir. Giysi tercihlerinde ise giysinin fonksiyonelliği, vücuda uyumu, estetik görünümü ve kişiye rahat hareket olanağı sağlaması konuları gündeme gelmektedir. Bu nedenle bireylerin değişen antropometrik özelliklerinin ortaya konarak giysi tasarımcıları ve üreticileri için doğru verilerin sağlanması önemlidir. Alt beden giysileri için beden numaralarının belirlenmesinde kalça çevresi ölçüsü kullanılmaktadır. Araştırmadaki amaç, kalça ölçüsüne göre diğer alt beden antropometrik ölçülerin dağılımlarını pilot bir çalışma ile ortaya koymaktır. Araştırmanın örneklemi, 160- 170 cm arasındaki boyda, 65-85 arasındaki kiloda, 50 yaş ve üzerindeki 30 kadından oluşmaktadır. Araştırma verilerini, özellikle alt beden grubu giysilerin hazırlanması için kullanılan genişlik ve uzunluk ölçülerinden oluşan 13 vücut ölçüsü oluşturmuştur. Kadınlar üzerinden alınan ölçüler mezura kullanılarak elde edilmiştir. Ölçülerin analizinde SPSS 23.00 paket programı kullanılmıştır. Kalça çevresi ölçüsü esas alınarak, aynı beden grubunda diğer ölçülerin dağılımları grafikler ile ortaya konulmuştur. Araştırma, gelecekte oluşturulacak 50 yaş ve üzeri kadın beden ölçü standardizasyonu çalışmalarında faydalanılabilecek bir ön çalışma niteliği taşımaktadır.
Cilt 4 , Sayı Special Issue 3 , Oca 2016 , Sayfalar 744 - 761
Nurgül KILINÇ, Arzu BOR
Bu çalışmanın amacı; orta öğretimde öğrenim gören ve düzenli antrenman yapıp müsabakalara katılan kız ve erkek öğrencilerde, 6 haftalık grab çıkışı teknik antrenmanlarının yüzücülerin grab çıkış kinematiği üzerine farklarının incelenmesidir. Araştırma grubu, çalışmaya gönüllü olarak katılan ve ortaöğretimde eğitim gören 7’si kız (XYaş = 13.25±0.50yıl; XBoy = 157.25±2.21cm; XVücutAğırlığı = 50±10.13kg), 8’i erkek (XYaş = 14.5 ±0.57yıl; XBoy = 167.5±6.19cm; XVücutAğırlığı = 64±6.68kg) toplam 15 yüzücüden oluşmuştur. Yüzücüler, antrenman programlarına ek olarak, altı hafta süresince haftada iki kere teknik antrenman yapmışlardır. Yüzücülerin çıkış performansları yüksek hızlı kameralarla kayıt altına alınmış ve elde edilen görüntüler hareket analizi programı(SIMI MOTION 7.3,GER) ile sayısallaştırılmıştır. Verilerin analizinde, gruplar arası farkın belirlenmesi için Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Değerlendirilen yer değiştirme ve açısal değişim kinematik parametreleri arasında kız ve erkek yüzücüler arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. Bunun sebebi, yüzücülerin farklı bir çıkış tekniğini kullanıyor olmaları, uygulanan antrenman içeriği ve/veya süresinin sporcuların grab çıkış performanslarının gelişimleri için yeterli olmaması veya yaş grubuna uygun olmaması olabilir. Bu doğrultuda, antrenörlerin çalışmaya dâhil olacak yüzücüleri değerlendirilecek çıkış tekniğini kullanan yüzücüler arasından seçilmesine dikkat etmesi, antrenmanın içeriğinin ve süresinin gelişim beklenen özelliğe göre optimize edilmesi önerilmektedir.
Cilt 12 , Sayı 2 , Oca 2017 , Sayfalar 128 - 135
Özlem GÜNGÖR, Ahmet Alptekin, Abdullah Ünal Okur
Bu çalışmanın amacı, atlama beygiri aletinde öne elli aşma hareketinin öğretiminde kullanılan iki farklı metodun (sözel eğitim ve video kamera ile eğitim) karşılaştırılmasıdır. Çalışmaya cimnastiğe yeni başlayan 6-7 yaş grubu toplam 30 erkek çocuk katılmış, sözel eğitim grubu (S.E.G.) ve kamera ile eğitim grubu (K.E.G.) olmak üzere 15 'er kişilik iki gruba ayrılmışlardır.Gruplar, bu çalışma için hazırlanan üç aylık antrenman programına göre eğitim görmüştür. K.E.G.'na yaptı klan çalışmalar anında kayıt edilip izlettirilerek hatalarını düzeltme yöntemi uygulanmış, S.E.G. ise sadece sözel eğitim görmüştür. İstatistiksel analizler " t" testi ve ANOVA ile yapılmıştır.Öne elli aşma hareketinin teknik yapımı açısından gruplar arasında bir farklılık olup olmadığı çalışma dönemi sonunda incelenmiş ve K.E.G.'nun, S.E.G.'na göre anlamlı ölçüde (p<0.05) başarılı olduğu görülmüştür. 
Cilt 4 , Sayı 2 , Oca 1999 , Sayfalar 31 - 42
Salih SUVEREN, Yaşar SEVİM, Sibel SUVEREN, Frantisek TABORSKY
Çalışma, 65-75 yaşları arasındaki sağlıklı erkek bireylerde yaşlanma ile birlikte Bedensel Uygunluk düzeylerinde meydana gelen değişikliklerin belirlenmesi amacıyla yapıldı. Çalışmaya, Türkiye’de farklı illerde yaşayan, uygulanan test protokolüne katılmasını engelleyecek veya kısıtlayacak ciddi sağlık problemi bulunmayan 65-75 yaşları arasında toplam 535 erkek birey gönüllü olarak katıldı. Çalışmaya katılan bireyler, yaş aralığı olarak; 65-67 yaş (204 kişi), 68-71 yaş (182 kişi), 72-75 yaş (149 kişi) şeklinde 3 gruba ayrıldı. Senior Fitness Test (SFT) protokolü uygulanarak olguların Bedensel Uygunluk düzeyleri tespit edildi. SFT Test Protokolü; sandalyede otur-kalk, ağırlık kaldırma, sandalyede otur-uzan, 2 dakika adımlama, 8 adım kalk-yürü ve sırt kaşıma testlerinin olduğu 6 istasyondan oluştu. Ayrıca her deneğin istirahat ve 2 dakika adımlama testi sonrası nabız değerleri alındı. Ölçümler sonucu elde edilen verilerin istatistiksel analizi, Windows için SPSS 11.0 istatistik paket programı kullanılarak yapıldı. Elde edilen verilerin aritmetik ortalamaları, ortalamalar arası farkları, ortalamalar arası farkların yüzdelik değerleri ve standart hataları bulundu. Bireylerin yaş grupları arasındaki farkların anlamlılık düzeyine "Tukey" çoklu karşılaştırma testi ve ölçülen parametreler arası ilişkiye, "Pearson" korelasyonu ile p<0.05 ve p<0.01 anlamlılık düzeyinde bakıldı. Verilerin analizi sonucunda; tüm parametrelerde yaşlanma ile anlamlı düşüşlerin olduğu görüldü. Parametreler arası korelasyona bakıldığında ise Beden Kikte İndeksi ( BKİ ) değerleri ile kol kuvveti, aerobik güç, alt ekstremite esnekliği, denge-çeviklik ve yaş arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmadı (p>0.05). Diğer parametreler arasında p<0.01 düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulundu. Ayrıca, denge-çeviklik skorları ile kol-bacak kuvveti, aerobik güç, alt ve üst ekstremite esneklik skorları arasında negatif yönde anlamlı ilişki bulundu (p<0.01). Çalışma sonunda elde edilen veriler, Türkiye dışında yapılan çalışmalarla karşılaştırıldığında, yaşlılarımızın Bedensel Uygunluk düzeylerinin daha düşük olduğu belirlendi. Bu sonuç, Türkiye’de egzersiz bilincinin, özellikle yaşlı nüfus tarafından henüz benimsenmemiş olduğunu ortaya koymaktadır.  
Cilt 11 , Sayı 2 , Oca 2006 , Sayfalar 19 - 32
H. İbrahim CİCİOĞLU, Selami YÜKSEK
Bu araştırmada 7–8 yaş grubu ritmik cimnastik sporuna devam eden kız çocukları ile spor etkinliğine katılmayan aynı yaş grubu kız çocuklarının bazı fiziksel özelliklerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Araştırmaya, Ata Spor Kulübüne devam eden ve haftada iki günden, toplam dört saat antrenman yapan 30 kız çocuk ile Tuzluçayır ilköğretim Okuluna devam eden ve sporsal bir aktivitede bulunmayan 30 kız çocuk olmak üzere toplam 60 kız çocuğu gönüllü olarak katılmışlardır. Çalışmada uygulanan test bataryası Simon Fraser Üniversitesinden Glenn Kirchner’in Fİziksel Uygunluk Testi ve Follow- Up prosedürüdür. Bu testte, durarak uzun atlama, bank üzerinde şınav, mekik, squat sıçrama ve 30 yard (27.43m) koşu olmak üzere toplam 5 test bulunmaktadır. Elde edilen veriler Windows için SPSS 11.0 istatistik paket programına aktarılmıştır. Araştırmada hata payı 0.05 olarak kabul edilmiş, grupların karşılaştırılmasında Student T Testi ve Mann–Whitney U testi kullanılmıştır. İstatistiksel analizler sonucunda 7 yaş grubu spor yapan ve yapmayan kız çocuklarının mekik, durarak uzun atlama test sonuçları arasında anlamlı fark bulunurken (p<0.05), 27.43m koşu testi, squat sıçrama test sonuçları arasında anlamlı fark bulunamamıştır (p>0,05). 8 yaş grubu spor yapan ve yapmayan kız çocuklarında ise 27.43m koşu, bankta şınav test sonuçları arasında anlamlı fark bulunurken (p<0.05), mekik, durarak uzun atlama squat sıçrama test sonuçları arasında anlamlı fark bulunamamıştır (p>0.05). Follow-Up Prosedürü’ne göre ise 7 ve 8 yaş spor yapan kız çocuklarının fiziksel özelliklerinin iyi düzeyde olduğu, 7 ve 8 yaş spor yapmayan kız çocuklarının ise fiziksel özelliklerinin orta düzeyde oldukları saptanmıştır.  
Cilt 10 , Sayı 3 , Oca 2005 , Sayfalar 39 - 50
Ayşegül EVREN, Sürhat MÜNİROĞLU
Bu çalışmanın amacı 8-10 yaş grubu erkek çocukların fiziksel uygunluklarının AAHPERD (American Alliance For Health, Physical Education, Recreation and Dance) test bataryası ile incelenmesidir. Araştırmaya devlet ve özel ilköğretim okullarından 8 yaşında 190, 9 yaşında 190 ve 10 yaşında 186 kişi olmak üzere toplam 566 sağlıklı erkek öğrenci denek olarak katılmıştır. Ölçüm ve test sıralaması vücut ağırlığı ölçümü, boy ölçümü, otur-eriş testi, skinfold ölçümleri, mekik testi, barfiks testi ve 1 mil koş-yürü testi şeklinde olmuştur. istatistiksel analizlerde öğrencilerin AAHPERD testlerine yönelik ortalama, standart sapma, minimum ve maksimum değerleri alınmış ve değerlendirilmiştir. Sonuçta 8, 9 ve 10 yaşlarındaki erkek çocukların sağlık açısından fiziksel uygunluklarına yönelik olarak triceps ve baldır skinfoldları toplamı, triceps ve skapula skinfoldları toplamı, abdominal kuvvet değerleri ve kardiyovasküler dayanıklılık değerlerinin uluslararası değerlerine benzer bir şekilde normal düzeyde olduğu; üst ekstremite kuvveti ve esneklik değerlerinin ise, uluslararası normlara göre düşük olduğu tespit edilmiştir.
Cilt 9 , Sayı 2 , Oca 2004 , Sayfalar 59 - 68
Dursun GÜLER, Mehmet GÜNAY