Arama Sonucu: 215 Aranan: Historians
, Sayfalar 2 - 0
Oktay Güvemli
, Sayfalar 1 - 0
Oktay Güvemli
, Sayfalar 266 - 268
Oktay Güvemli
, Sayfalar 0 - 0
Oktay Güvemli
Türkiye’de muhasebe tarihine duyulan ilgi fazla eski değildir. Kimi uzmanların parça parça çalışmaları eski tarihlerden beri vardır. Ama XX. yüzyılın sonlarına doğru bu ilgi artmış ve 2004 yılında, 2008 Dünya Muhasebe Tarihçileri Kongresi’nin Türkiye’de yapılması kararlaştırılmıştır. Türk akademisyenler, bir yandan kongre hazırlıklarını yürütürken, bir yandan da kongrenin ve bölge muhasebe tarihi kültürünün tanıtımını yapmak üzere 2007 yılına kadar dünyanın çeşitli yerlerindeki kongre ve konferanslara katılmışlardır. Bölge ülkeleri ve öteki ülkeler 2008 yılında İstanbul’da yapılan dünya kongresine yoğun bir ilgi göstermişler ve toplam katılan sayısı 670’i bulmuş (255’i yurt dışından, 54 ülkeden), bildiri sayısı 240 dolayında (130’u yurt dışından) gerçekleşmiştir. Afrika, Balkanlar, Ortadoğu ve Asya’da yer alan ülkelerden oluşan coğrafyadaki akademisyen ve araştırmacıların muhasebe tarihi ile ilgileri dünya kongresinde ortaya çıkmış ve bu ilgi sonucu, ilki 2007’de Edirne’de deneme mahiyetinde yapılan Balkanlar ve Ortadoğu Ülkeleri Muhasebe ve Muhasebe Tarihi Konferansı’nın ikincisi 2010 yılında İstanbul’da organize edilmiş, üçüncüsünün de 2013 yılında yapılması kararlaştırılmıştır. Dünya kongresi ve bunu takip eden uluslararası konferanslar ile bölgede mevcut muhasebe tarihi kültürünün daha hızlı bir şekilde dünyaya tanıtılması olanağı doğmuş ve daha çok sayıda akademisyen ve araştırmacı muhasebe tarihi ile ilgilenir hale gelmiştir. Bu ilginin bundan sonra da artarak devam edeceği anlaşılmaktadır.
, Sayfalar 121 - 141
Oktay Güvemli, Cengiz Toraman
Özet Çevirileri Anahtar Kelime Çevirileri
1970’te başlayan Dünya Muhasebe Tarihçileri Kongreleri, 1973 yılında The Academy of Accounting Historians’ın kurulmasından sonra düzene ve devamlılığa kavuşmuştur. Nitekim, Akademi’nin kuruluşundan sonra 1976 yılında düzenlenen ikincisinin ardından Dünya Muhasebe Tarihçileri Kongreleri; 1980, 1984, 1988, 1992, 1996 ve 2000 yılında muntazaman yapılmış; 2002, 2004, 2006 ve 2008 yıllarında iki yılda bir kongre, bu yıldan sonra yeniden dört yılda bir yapılmaya başlanmış ve son kongre 13. Kongre adı ile 17-19 Temmuz 2012 tarihleri arasında İngiltere’de, Newcastle’da yapılmıştır.Kongreye 28 ülkeden 200 dolayında katılımcı olmuş ve 119 bildiri tartışılmıştır. Bu kongreye katılan ülke sayısı ve bildiri sayısı 2008’de İstanbul’da yapılan ve 55 ülkenin katıldığı ve 240 bildirinin tartışıldığı kongreden sonra en çok sayıda ülkenin katıldığı ve bildirinin tartışıldığı kongre olmuştur.Türkiye, kongreye katılan ülkeler arasında 34 kişi ile (refakatçiler ile birlikte 42 kişi) İngiltere’den sonra ikinci sırada yer almıştır. Bildiri sayısı bakımından da İngiltere’den sonra ikinci sırada Türk bildirileri (19 bildiri) bulunmakta idi.İngiltere Kongresi bir kez daha göstermiştir ki, Dünya Muhasebe Tarihçileri Kongreleri, muhasebe tarihinin dünya üzerine yaygınlaşmasına önemli katkılarda bulunmaktadır. Ayrıca, bu kongreye katılanlar muhasebe tarihi çalışmalarını derinleştirmede deneyim sahibi olmaktadırlar. Bunların yanında, dünyanın çeşitli yerlerinde farklı zamanlarda başlayan muhasebe uygulamalarının nasıl birbirlerini etkiledikleri, bir hizmet sektörü olarak muhasebenin geçmişte kendisinden beklenen yararları nasıl karşıladığının bölgeler ve ülkeler itibarı ile ortaya konulması gibi hususlar bu kongrelere ve benzer konferanslara sunulan sunulan bildiriler sayesinde ortaya çıkarılmaktadır.
, Sayfalar 5 - 18
Oktay Güvemli, Recep Karabulut
Özet Çevirileri Başlık Çevirileri Anahtar Kelime Çevirileri
Vakıf, bir kimsenin varlığının kullanımını ya da gelirini toplumsal amaçlara sunmasıdır. Tarih boyunca İslam Devletlerinde doğup gelişen vakıflar devletlerin kalkınmasına büyük katkılar sağlamıştır. Türk-İslam Devletleri vakıf müessesesini adeta kültür haline getirmiş, fethettikleri her yerde çeşitli alanlarda faaliyet gösteren vakıflar inşa etmiştir. Vakıflar Osmanlı İmparatorluğu döneminde en gelişmiş dönemini yaşamış ve yüzyıllarca faaliyetlerine devam etmişlerdir. Vakfın sürekliliği vakıf hukuku ve vakfın muhasebe kayıtları kontrolüne verdiği önem sayesinde sağlanabilmiştir.Çalışmada, Tokat Hatuniye Vakfına ait Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nden alınan belgeler incelenmiştir. 17. yüzyıl ikinci yarısına ait vakıf muhasebe kayıtları ve vakfın faaliyetlerini aydınlatmak amaçlanmıştır. İnceleme neticesinde vakfın kayıtlarında gösterilen özen ve titizlik sayesinde vakfın kuruluşundaki birimlerinin yüzyıllarca faaliyetlerini sürdürdüğü sonucuna ulaşılmıştır.
, Sayfalar 101 - 125
Fatih Coşkun Ertaş, Şaziye Ulubaş Şahin
Dünya ekonomisini ve dolayısı ile ticaretini etkileyen, Fransız Devrimi, Sanayi Devrimi, Birinci Dünya Savaşı, Dünya Ekonomik Krizi ve İkinci Dünya Savaşı gibi olaylar sonrasında daha fazla mekanik güç, daha fazla hammadde, daha fazla üretilmiş mal, değer, daha fazla ulaşım, sanayi ve ticaret süreçlerini beraberinde getirmiştir. Eski ve basit yapım biçemlerinin yerini daha ucuz ve aynı zamanda bazen daha kaliteli ürünleriyle fabrikalar almıştır. Bu gelişmeler maliyet muhasebesi uygulamalarının önünü açmıştır.Dünyada maliyet muhasebesi çalışmaları 1900 ve 1950 yılları arasında hız kazanmıştır. Eddis ve Tindall 1904 yılında karmaşık üretim süreçlerinden dolayı maliyet muhasebesi yapısının çok önemli olduğunu görmüşlerdir.General Motors, 1920’li yıllarda Amerikan ekonomisine yardımcı olan modern maliyet muhasebesi teknikleri geliştirmiştir. 1920’ler ve 1930’larda İngiliz demir-çelik endüstrisi için standart maliyet hesaplama sistemi çok önemli hale gelmiştir. İngiltere’de “Standart maliyet hesaplama sistemi” fikri ilk olarak 1929’da Ulusal Demir Çelik Üreticileri Federasyonu’nun yıllık toplantısında ortaya çıkmıştır. Bundan sonra bir çok alternatif ortaya atılmıştır. 1933’de atanan özel komisyon 1935’de “Demir-Çelik Endüstrisi Tekdüzen Maliyet Sistemi” adı ile bir rapor yayınlanmıştır. 19. yy’da maliyet muhasebesi alanındaki öncülerden biri Alexander Hamilton Church olmuştur. Church’ün en önemli katkılarından birisi tam maliyetleme sistemi olmuştur. 1947’de National Association of Cost Accountants (NACA) nın yayınladığı bültende tam maliyetleme sisteminin en modern, etkili, etkin ve kabul edilebilir maliyetleme sistemi olduğu vurgulanmıştır. Andrew Carnegie, 1900’lerin ortalarında, Carniege Steel adlı Amerikan şirketinde karar vermede maliyet bilgilerini kullanmıştır.Esnek bütçe terimi ilk olarak 1940’ların başlarında ortaya çıkmıştır. 1950’ler ve 60’larda değişken bütçe olarak adlandırılmıştır. General Electric 1960 yılında, GÜG (Genel Üretim Giderleri)’ni daha iyi dağıtabilmek için faaliyete dayalı maliyetleme sistemini kullanmıştır.Başa baş analizleri 1950’lerde kullanılmaya başlanmış, muhasebeciler 1960’larda Maliyet-Hacim-Kar analizleriyle birlikte başa baş analizini geliştirmişlerdir. 20. yüzyılın ilk yarısında maliyet muhasebesi alanında bilgisayar ve bilgisayar programı kullanımı yaygın olmadığından çok farklı düzey ve seviyede bilgi üretmek ve hesaplama yapabilmek mümkün değil iken, günümüzdeki Excel programının temelleri sayılan, 1979 yılında Apple II için geliştirilen Visicalc ve 1982’de IBM’in ilk bilgisayarı için geliştirilen Lotus 1-2-3 ile işletmelerde maliyet muhasebesi uygulamaları hız kazanmıştır.Çalışmamızda muhasebe ve maliyet muhasebesinin gelişimini etkileyen önemli konular ele alınmıştır.
, Sayfalar 39 - 67
Süleyman Yükçü, Gülşah Atağan
Küreselleşmeyle birlikte günümüz iş yaşamında rekabet son derece yoğun yaşanmaktadır. Bu rekabet ortamında başarılı olmak ve yaşamını sürdürebilmek isteyen işletmeler, sahip oldukları kaynakları en etkin biçimde kullanma çabası içindedirler. Bu kaynakların en önemlisini, stratejik bir güç unsuru olan bilgi oluşturmaktadır. 19. yüzyılın başlarında ortaya atılan ve gelişim gösteren maliyet muhasebesi, gerek üretilen mamul ve hizmetlerle ilgili olarak ortaya çıkan maliyetlerin oluşumunun belirlenip izlenmesinde, gerekse bu maliyetlerle yöneticilerin verecekleri kararlar arasında bir bağlantının kurulmasında ihtiyaç duyulan bilgiyi sağlamada etkin bir sistemdi. Ancak, 20. yüzyılın sonunda üretim ortamlarının geçmiştekinden farklı hale gelmesi, bilgisayar ve otomasyonun artışı muhasebeden beklenen bilgi düzeyinde köklü değişimleri beraberinde getirmiştir. Maliyet muhasebesi, yoğun rekabet ortamında muhasebe bilgi düzeyindeki bu değişimleri sağlamada yetersiz kalmıştır. Bu nedenle, işletmelerin başarısını daha sağlıklı ölçmeye olanak tanıyan, daha kesin, daha doğru ve daha güvenilir bilgiler üreten bir maliyet yaklaşımı ortaya çıkmıştır. Bu yaklaşım, işletmelerin geleceğe yönelik stratejilerinin gerçekleştirilmesine ve gereksinim duyulan bilgileri sağlamaya yardımcı olan “Stratejik Maliyet Yönetimi” yaklaşımıdır.Bu çalışmanın hazırlanmasındaki amaç, muhasebe bilgi sistemi içerisinde yer alan maliyet muhasebesinin tarihsel gelişimi incelemek ve maliyet muhasebesinden stratejik maliyet yönetimine dönüşüm sürecini açıklamaktır.
, Sayfalar 50 - 72
Selim Bekçioğlu, Çağrı Köroğlu
Competition is very heavy in today’s business environments due to globalisation. In order to survive and be successful, businesses try hard to use resources they own in the most productive manner. The most important resource they own is information, which is a strategic vitality element. Cost accounting, which emerged and developed beginning from the early 19th century, was a powerful instrument for to determine and watch the costs related with products and services that are being produced, and to gather the data necessary to bridge the gaps between the aforementioned costs and decisions the managements would have to make. On the other hand, changes which took place within the production environments by the end of 20th century, increase of computers’ and automation systems’s presence raised the expectations from accounting in terms of relevant data. Cost accounting failed to satisfy the increasing needs for data in the increasing competition environment. Because of all these reasons; a new cost approach has emerged, which enables measuring success of businesses, and produces more accurate, more error-free and more reliable data. This approach is ‘‘Strategic Cost Management”, which helps businesses create forward strategies and gather necessary data. The aim of this study is to reviewing historical development of cost accounting within accounting information system and to tell the process of conversion from cost accounting into strategic cost management. .
, Sayfalar 120 - 138
Selim Bekçioğlu, Yusuf Kaderli, Çağrı Köroğlu, Durmuş Sezer
The aim of this paper is to provide an overview of the scientific research evolution on accountancy starting with the sixteenth century, when the various forms of writing emerged and paper was discovered. At the same, time, we consider that in the pre-Classicism period, the mercantilism (most specific, the Kameralism) has generated decisive mutations for the constitution of the early, but substantial elements of the Accounting and Economics. The paper also seeks to emphasize the way in which the schools of accounting thinking dealt with accountancy at different moments in this period of the history. The paper presents the main moments in the evolution of accountancy and Economics in a homogenous whole. The results of the paper show that although practice is the engine that grounded the development of the accounting processes, the merit of the accounting theoreticians must not be neglected. The practical needs and the societies’ demands for development and growth helped the Accounting to flourish, as the Accounting is the core of the general economic scaffolding
, Sayfalar 0 - 0
Alexandru Trifu
Recent progress and regional integration of the Albanian economy have presented a lot of challenges for the SME-s and the micro enterprises in Albania. One of the challenges, namely the regulation of the financial reporting framework for SME-s and micro entities becomes the focus of this study and we discuss on the problems that the micro enterprises faced when required to comply with the new accounting regulations. We find that these entities experience increased costs of reporting and lacked the proper experience to successfully handle the transition toward the new accounting regime. For ensuring a correct implementation of the new accounting rules and for increasing the awareness of the micro enterprises about the importance of qualitative financial information a close cooperation among the involved parties is needed. We recommend that the academic institutions, the professional organizations and the accounting regulatory bodies in Albania undertake trainings in order to enhance the knowledge on the new accounting rules.
, Sayfalar 150 - 164
Mirela Miti (Ujkani), Rezarta Shkurti (Perri)
Turkey is a land of accounting experience. The Tanzimat and the alphabet reform shook up bookkeeping methods, and a relationship between the processing of debit and credit and writing orientation became apparent soon after. Until the alphabet reform, writing had proceeded from right to left. The Tanzimat created a first culture shock, when Turkish accountants had to integrate European accounting works produced in a right-to-left writing orientation culture. How was the conflict of orientation in order to position debit and credit to be resolved? Was the debit to be placed to the right and credit to the left, or the reverse? Once this antagonism was calmed, a second source of conflict appeared in 1928 with the alphabet reform. With writing orientation changing, were we once again to modify the position of debit and credit from what had been determined previously? From these goings-on, we learn much about the proper European origin of the position of debit and credit, and by the same hypothesis, about the origin of modern accounting.
, Sayfalar 89 - 120
Raffaelli Raymond
It is impossible to evaluate the accounting process without first considering the socio-economic arrangements that Kosovo hasundergone. Without pretending to make subjective conclusions on any socioeconomic system in this paper we have tried to consider the characteristics of accounting through different time periods in Kosovo. By separating the time periods analyzed int three time periods we pretend to evaluate and analyze the role of accounting during these periods. The first period will include the role of accounting up until 1990, second period will include the role of accounting from 1990 until 1999, and thethirdperiod will includetheperiodfrom 1999 until 2013. The research paper concludes that the trend of fair presentation of financial statements in a transparent and legal manner is growing even though there is a negative climate in relation to this trend. We have also found that education at the national level in terms of knowledge relating to financial reporting is lacking because the population did not live in a social economic system that has had enough awareness for these reports; for the publicly owned entities we have found the same old story in terms of transparency, and they faced the same trend ofno-reporting of financial position and financial performance. Regarding the accounting we found an undesirable situation in the sense that the financial reporting was not done at regular intervals. Looking from 1999 until 2009 we have found a bad situation with regards to financial reporting. There were no differences by socially owned, public or private entities, because the processs of privatization of socially ownedentities was under taken in Kosovo where low culture was seen during this process in terms of financial reporting
, Sayfalar 1 - 8
Arben Dermaku, Gazmend Luboteni, Nexhmie Berisha-Vokshi, Arber Hoti
18. yüzyılda, ticari işlemler ile ilgili muhasebe kayıtları Osmanlı devlet muhasebe sisteminin önemli bir parçası olan Merdiven yöntemi ile kaydedilmekteydi. Bu çalışma Merdiven yönteminin belirli bir ticari işlemdeki yeterliliğini ölçmeyi hedeflemektedir. Araştırmaya konu olan muhasebe kayıtları karşılaştırma yapılabilmesi amacıyla, hem Merdiven yöntemi, hem de çift yanlı kayıt yöntemine uygun olacak şekilde tercüme edilmiştir. Ayrıca çalışmada, Merdiven yönteminin basitliği ve etkililiğinin gösterilmesi amacıyla genel kabul görmüş muhasebe kuralları ve prensipleri ile Merdiven yöntemi arasında da karşılaştırma yapılmıştır. Muhasebe kayıtları, 18. yüzyılın ilk yıllarında Kuzey Bulgaristan’dan demir cevheri satın alımını ve bu cevherin İstanbul’daki imparatorluk tersanesine ve imparatorluk tophanesine sevkiyatını konu alan 8 aylık bir anlaşmayı içermektedir.
, Sayfalar 211 - 245
Batuhan Güvemli, Ümmühan Aslan
European accounting scholars have made significant contributions to the history of accounting. Some of these contributions were not translated into English and as such were not integrated in the evolving comprehensive coverage of the evolution of the accounting function. The purpose of this research is to review the works of those scholars in the context of the ancient history of civilizations. The research starts with the oldest texts known which are dated to the end of the fourth millennium BC (3200-3100). These were sequences of pictographic signs, which represent the antecedents of the direct cuneiform writing, engraved on clay tablets found in the monumental temple district dell’Eanna of the city of Uruk, in southern Iraq. The content of these textsare of a primarily administrative: lists of goods in and out of rations distributed to employees, etc.. The writing is in response to the demands of an administrative system, developed in a centralized economy with strong redistributive character.It was governed by an elite priesthood, which was formed in southern Mesopotamiaas a resultofthe so-called “urban revolution”. The system of signsengraved on the tablets (about 1200) was already fully formed, and, as such, has no direct antecedents. In a broader sense, however, it represents the end of a long process of developing accounting systems and management of there serves,the beginnings of which date back to Neolithic period and there for eat the time of the first agriculturel villages.This acounting systems prehistoric werw based essentially on two instruments:accounting tokens and theseals. The paper traces the history of accounting verfour thousands years describing, illustrating and analyzing how records were kept and usedand the warious differences betweeen different accounting practices.Special focusismade on the development of accounting under the Egyptian and Roman Empires.The contributions of the european scholars :“-B.sibonu-and Angeli“ F.Melis- and Zuffi“ are high lighted through out the paper.
, Sayfalar 68 - 87
Roberta Provasi, Shawki Farag
It is known that after the arrival of the Turkish to Anatolia , they establish waqfs (foundation) which is an unconditional and permanent dedication of property with implied detention in the ownership of God in such a manner, that the property of the owner may be extinguished and its profits may revert to or be applied for the benefit of mankind except for purposes prohibited by Islam. (1299-1922). During this time, between 1571 and 1875 a lot of these waqfs were also established in Cyprus. In these waqfs senior authorities prepared reports and these reports were sent to the waqfs body located in the central administration in İstanbul in order to be evaluated there. During this time , the Ottomans , used a method called the stairs (merdiban) method, until 1879 before moving onto the double entry method. When the British took control of Cyprus in 1875, the waqfs continued and protect their existences. There are many accounting books that were kept using the stairs method at the library in Nicosia and at the National Archives in Kyrenia. Besides, there are records that were kept under double entry accounting system.There were three issues that could be seen in the annual reports of the Waqfs. The double entry method as the first one, consolidated financial statements for different cities (Famagusta, Nicosia, Limassol, Larnaca) were prepared for the whole Cyprus, was the second one. The third issue was these financial statements were audited. In addition to all these, financial statement were published in the Cyprus Gazette which was official newpaper of the Cyprus. In these Financial Statemens, revenue of the regions were shown seperately, where as the expenditures were shown as one.Ottoman’s Waqfs Administration was sent an experienced senior accountant to the island to sustain traditional rules and principles of waqfs. Also, this person was in charge with the relations between the British administration and the Waqfs. This person signed the consolidated financial statements under the title of Turkish Waqf delegate. After the 19th century this duty in Cyprus was carried out by Mehmet Sidik Efendi who successfully fullfilled his duties by ensuring that the British showed respect to the waqf order.This study aims to give the historical background of accounting records that are kept by the waqfs in Cyprus when the Cyprus is under British Colony and the development of accounting records during this time.
, Sayfalar 153 - 171
Emel Çapkıner Tosun, Güzide Atai